DİYARBAKIR BAM KARARI: ARABULUCULUK SON TUTANAK TARİHİ TEMERRÜT TARİHİ KABUL EDİLMİŞTİR.
İŞÇİLİK ALACAKLARINDA ARABULUCULUK SON TUTANAĞI İLE TEMERRÜT OLUŞUR MU?
Özellikle işçilik alacakları bakımından, alacaklara faiz işletilebilmesi amacıyla işverenin temerrüde düşürülmesi için noter aracılığıyla ihtarname gönderilmesi uygulamada sıkça tercih edilmektedir. Ancak bazı durumlarda, yalnızca temerrüt oluşturmak ve faiz işlemeye başlatmak amacıyla yüksek tutarlarda noter ihtarnamesi masrafı ödenmektedir.
Oysa ihtarın geçerliliği bakımından kural olarak özel bir şekil şartı bulunmadığı ve ihtarın esas itibarıyla karşı tarafa yöneltilen bir irade açıklaması niteliğinde olduğu dikkate alındığında, işverenin alacaktan ve talep edilen işçilik alacaklarının niteliğinden başka yollarla haberdar olması hâlinde de temerrüt koşullarının oluşması mümkündür.
Nitekim aşağıda yer verilen Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesinin kararında, arabuluculuk görüşmeleri sırasında işverenin hangi işçilik alacaklarının talep edildiğinden açıkça haberdar olması ve tarafların anlaşamaması üzerine arabuluculuk son tutanağının düzenlenmesi karşısında, ayrıca noter ihtarnamesi gönderilmesine gerek bulunmadığı; arabuluculuk görüşmelerinin ihtar niteliğinde kabul edilerek temerrüt tarihinin arabuluculuk son tutanağının düzenlendiği tarih olarak kabul edilmesi gerektiği sonucuna varılmıştır.
Bu yaklaşım, işçilik alacakları bakımından hem usul ekonomisi hem de gereksiz noter masrafından kaçınılması açısından önem taşımaktadır.
Diyarbakır BAM 8. Hukuk Dairesi’nin 2019/48 Esas, 2019/53 Karar sayılı ve 11.12.2019 tarihli karar özeti:
“İşçi alacaklarına yönelik arabuluculuk dava şartı 7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu’nun 38. maddesinin “a” bendine göre 01.01.2018 tarihinde yürürlüğe girmiştir. Kanun’un 3. maddesinin 1. fıkrasına göre “Kanuna, bireysel veya toplu iş sözleşmesine dayanan işçi ve işveren alacağı ve tazminatı ile işe iade talebiyle açılan davalarda, arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır.”
Eldeki davada 11.01.2019 tarihli Arabuluculuk son tutanağının incelenmesinde davacı vekili ile davalı işveren yetkilisinin toplantıya katıldıkları, toplantıda davacı vekili tarafından kıdem-ihbar tazminatı, fazla mesai, AGİ, ücret alacağı, ulusal bayram ve genel tatil alacağı, yıllık izin alacağı ve hafta tatili alacağı olduğunun beyan edildiği, ancak tarafların ayrı ayrı söz alarak anlaşamadıklarını beyan etmeleri üzerine anlaşamama tutanağı tutulduğu görülmektedir.
Bu durumda arabuluculuk görüşmeler ile birlikte davalı işçilik alacaklarından haberdar olmuş, davacı tarafça açıkça hangi alacakların istenildiği belirtilmiştir. İhtarın bir şekil şartına tabi olmadığı ve arabuluculuk görüşmelerinde davacı tarafça alacakların tahsilini açıkça talep edildiği dikkate alındığında artık arabuluculuk görüşmelerinde davacının talebinin ihtar mahiyetinde olduğunun kabulü gerekmektedir.
Sonuç itibariyle davacı vekilinin fazla çalışma ücreti, hafta tatili ücreti ile ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarına yönelik faiz talebinde arabuluculuk görüşmelerinin yapıldığı ve davalı tarafından hangi alacakların talep edildiğinin öğrenildiği “Arabuluculuk Son Tutanağı”nın düzenlendiği tarihte temerrüde düştüğü kabul edilerek faizin başlangıç tarihinin “Arabuluculuk Son Tutanağı”nın düzenlendiği tarih olan 11.01.2019 tarihi olduğu kabul edilmelidir.*
Bu karar doğrultusunda, işçilik alacakları bakımından işverenin alacaklardan açıkça haberdar edildiği ve ödeme talebinin kendisine yöneltildiği arabuluculuk görüşmelerinin, somut olayın özelliklerine göre ihtar niteliğinde değerlendirilmesi mümkün olabilecektir. Dolayısıyla yalnızca temerrüt oluşturmak amacıyla ayrıca noter ihtarnamesi gönderilmesinin her somut olayda zorunlu olduğu söylenemez.
Bununla birlikte, faiz başlangıcı bakımından uyuşmazlık yaşanmaması isteniyorsa, talep edilen alacakların ve talep tarihinin açıkça ortaya konulması önem taşımaktadır. Özellikle arabuluculuk başvuru ve son tutanağında hangi işçilik alacaklarının talep edildiğinin açıkça belirtilmesi, işverenin bu alacaklardan haberdar olduğunun ispatı bakımından önem arz etmektedir.
Bu nedenle, somut olayın özelliklerine göre arabuluculuk sürecinin yalnızca dava şartının yerine getirilmesi bakımından değil, aynı zamanda işverenin alacaktan haberdar edilmesi ve temerrüt tarihinin belirlenmesi bakımından da hukukî sonuç doğurabileceği göz önünde bulundurulmalıdır.
İçtihatlar
- YARGITAY HUKUK GENEL KURULU: "ÜLKENİN YOL ŞARTLARINA UYGUN OLMAYAN NİTELİKTE ARACIN PİYASAYA SÜRÜLMESİNİN, EN BAŞTA GÜVENLİK ZAFİYETİ OLUŞTURACAĞI VE BU NEDENLE DONANIM FARKLILIĞI OLARAK KABUL EDİLEBİLMESİNİN MÜMKÜN OLMADIĞI"
- DAİRE (KONUT) ALICISININ BİRDEN FAZLA DAİRE ALMASI TÜKETİCİ SAYILIP SAYILMAYACAĞI : "Tüketicinin malı satın alma amacı çok büyük önem taşımaktadır."
- DİYARBAKIR BAM KARARI: ARABULUCULUK SON TUTANAK TARİHİ TEMERRÜT TARİHİ KABUL EDİLMİŞTİR.
- TÜKETİCİ HAKLARI - TİCARİ FAİZ (YARGITAY HUKUK GENEL KURULU KARARI)
- BAKIRKÖY TÜKETİCİ MAHKEMESİNİN YETKİ/YARGI ÇEVRESİNE DAİR YARGITAY KARARI
- Yargıtay 9.HD :Fazla mesailer bordroda göstermelik ve sembolik olarak gösterilmiş ve işçiye imzalatılmış olsa da işçinin yaptığı fazla mesaiyi tanıkla ispatlayabileceği...
- İÇTİHATLAR
- İŞ HUKUKU İÇTİHATLARI
- KIDEMLİ İŞÇİNİN KIDEM TAZMİNATI HAKKINDAN VAZGEÇMESİNİN YAŞAMIN OLAĞAN AKIŞINA UYMAMASI 07.12.2018
- İÇTİHATLAR
- YARGITAY KARARLARI - İŞÇİNİN İŞYERİNDE KAVGA ETMESİ - TAZMİNAT HAKKI 15.03.2018
- AYIPLI ARAÇLAR (ARABA,OTOMOBİL) İLE İLGİLİ ÖRNEK BİRKAÇ YARGITAY KARARI
- İŞE İADE ÖRNEK MAHKEME KARARI VE YARGITAY ONAMA KARARI
- YARGITAY: "Davalının oyalamaları hukuken himaye edilemez. Araçtan sürekli yararlanamama gerçekleşmiştir."
- Ayıplı Araçlarla ilgili detaylı Yargıtay Kararları
- Davacının dinini değiştirmesinin yanında kendi dinini ve kültürel yapısını yansıttığına inandığı adı kullanmak istemesi bir haklı neden sayılmalıdır.
- Ayıplı Aracın İadesi İle Satış Bedelinin tahsilinde Faizin Niteliği: