İş Mahkemesi Örnek Kararları

 

TÜRK MİLLETİ ADINA

T.C.

İSTANBUL

15. İŞ MAHKEMESİ

GEREKÇELİ KARAR

ESAS NO: 2013/194 Esas

KARAR NO: 2014/484

HAKİM: 

KATİP: 

DAVACI: 

VEKİLİ: Av. YUSUF AYIK - Halaskargazi Cad. Küçük Bahçe Sk. No:29 Topdemir İş Merkezi D:18-19 34360 Şişli/ İSTANBUL

DAVALI: .......... TİC. LTD. ŞTİ 

VEKİLİ: 

DAVA: Alacak (İşçi İle İşveren İlişkisinden Kaynaklanan)

DAVA TARİHİ: 30/01/2013

KARAR TARİHİ: 28/03/2014

KARAR YAZIM TARİHİ: 02/04/2014

Mahkememizde görülmekte bulunan Alacak (İşçi İle İşveren İlişkisinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:

DAVA: Davacı vekili dilekçesinde özetle; davalıya ait işyerinde staj dahil 15.09.2003- 18.01.2013 tarihleri arasında muhasebeci olarak çalıştığını, iş akdinin hiçbir haklı neden yokken eski çalışan olması nedeniyle işveren tarafından feshedildiğini iddia ederek kıdem ve ihbar tazminatı ile yıllık izin ücreti, fazla çalışma ücreti ve genel tatil ücretinin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP: Davalı vekili dilekçesinde özetle; dava dilekçesindeki iddiaların asılsız olduğunu, davacının 11.09.2004 tarihinde çalışmaya başladığını, maaşların banka kanalıyla ödendiğini, davacının iş akdinin 18.01.2013 tarihinde işveren tarafından, yaklaşık 1 yıl önce alınmış olan muhasebe programım halen öğrenmemesi ve gerekli verim alınamadığından feshedildiğini ve davacı ile varılan sözlü mutabakat gereğince 11.582,45 TL kıdem tazminatı ve 2.196,54 TL ihbar tazminatının davacının banka hesabına ödendiğini, davacının protokol ya da ibraname imzalamaya yanaşmadığını, hemen dava açtığını, davalının dava açılmış olmasına rağmen ödemelerini düzenli şekilde yapıldığını savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

DELİLLER: 

S.G.K kayıtları, işyeri kayıtları, tanık anlatımları, Mahkemece oluşa, usul ve yasaya uygun olduğu kanaatine varılan bilirkişi raporu ile tüm dosya kapsamıdır.

GEREKÇE:

İş sözleşmesinin işveren tarafından feshedildiği ve bir kısım kıdem ve ihbar tazminatı ödemesi yapıldığı ihtilaf konusu olmayan dava konusu somut olayda; davacının ödenmeyen kıdem ve ihbar tazminatının bulunup bulunmadığı ile davacı yıllık izin, fazla çalışma, hafta tatili ücret alacaklarının bulunup bulunmadığı konularındataraflar arasında uyuşmazlık söz konusudur.

Fazla çalışma yaptığını iddia eden işçi bu iddiasını ispatla yükümlüdür. Ücret bordrolarına ilişkin kurallar burada da geçerlidir. İşçinin imzasını taşıyan bordro sahteliği ispat edilinceye kadar kesin delil niteliğindedir. Bir başka anlatımla bordronun sahteliği ileri sürülüp kanıtlanmadıkça, imzalı bordroda görünen fazla çalışma alacağının ödendiği varsayılır.

Fazla çalışmanın ispatı konusunda işyeri kayıtları, özellikle işyerine giriş çıkışı gösteren belgeler, işyeri iç yazışmaları, delil niteliğindedir. Ancak, fazla çalışmanın bu tür yazılı belgelerle kanıtlanamaması durumunda tarafların dinletmiş oldukları tanık beyanları ile sonuca gidilmesi gerekir. Bunun dışında herkesçe bilinen genel bazı vakıalar da bu noktada göz önüne alınabilir. İşçinin fiilen yaptığı işin niteliği ve yoğunluğuna göre de fazla çalışma olupolmadığı araştırılmalıdır.

4857 sayılı İş Kanununun46. maddesinde işçinin, tatil gününden önce aynı yasanın 63. maddesine göre belirlenmiş olan iş günlerinde çalışmış olması koşuluyla yedi günlük zaman dilimi içinde 24 saat dinlenme hakkının bulunduğu açıklanmıştır. İşçinin hafta tatili gününde çalışma karşılığı olmaksızın bir günlükücrete hak kazanacağı da 46. maddenin 2. fıkrasında ifade edilmiştir.

4857 sayılı İş Kanununda 32. maddenin ilk fıkrasında, genel anlamda ücret, bir kimseye bir iş karşılığında işveren veya üçüncü kişiler tarafından sağlanan ve para ile ödenen tutar olarak tanımlanmıştır.

Ücretin ödendiğinin ispatı işverene aittir. Bu konuda işçinin imzasını taşıyan bir ödeme belgesi yeterli ise de, para borcu olan ücretin ödendiğinin tanıkla ispatı mümkün değildir.

4857 sayılı İş Kanununun 59. maddesinde, iş sözleşmesinin herhangi bir nedenle sona ermesi halinde, işçiye kullandırılmayan yıllık izin sürelerine ait ücretlerin son ücret üzerinden ödeneceği hükme bağlanmıştır. Yıllık izin hakkının ücrete dönüşmesi için iş sözleşmesinin feshi şarttır. Bu noktada ilişkinin sona erme şeklinin ve haklı olup olmadığının önemi bulunmamaktadır. Yıllık izinlerin kullandırıldığı noktasında ispat yükü işverene aittir. İşveren yıllık izinlerin kullandırıldığını imzalı izin defteri veya eşdeğer bir belge ile kanıtlamalıdır.

Dava konusu somut olayda;davalıya ait işyerinde11.09.2004- 18.01.2013 tarihleri arasında muhasebeci olarak çalışan davacının iş sözleşmesi davalı şirket tarafından yaklaşık 1 yıl önce alınmış olan muhasebe programını halen öğrenmemesi ve gerekli verim alınamadığından feshedildiği ve kıdem ve ihbar tazminatı ödemesi yapıldığı, başka bir anlatımla davacının kıdem ve ihbar tazminatına hak kazandığı hususu ihtilaf konusu değildir.

Yapılan açıklamalar çerçevesinde davacının hak kazandığı bakiye kıdem ve ihbar tazminatına, kullandırıldığı ya da karşılığının ödendiği işveren tarafından ispatlanamayan yıllık izin ücretinin, yine davacının tanık anlatımları ile ispatladığı ve karşılığının ödendiği davalı tarafından ispatlanamayan fazla çalışma ücret alacağı ile hafta tatili ücret alacağına ilişkin isteklerinin kabulüne, karar verilmesi gerekmiştir.

Neticede edinilen vicdani kanaate göre aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM:

Davanın KISMEN KABULÜ İLE, 

1-Kıdem Tazminatı talebinin KABULÜ ile, 4.389,36 TL’ nin iş akdinin fesih tarihi olan 18/01/2013 tarihinden itibaren işleyecek ve hesaplanacak en yüksek banka mevduat faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine,

2- İhbar Tazminatı talebinin KABÜLÜ ile, 832,43 TL’ nin,dava tarihi olan30/01/2013 tarihinden itibaren işleyecek ve hesaplanacak yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine,

3-Yıllık İzin Ücreti alacağı talebinin KABÜLÜ ile, 4.960 TL’ nin,dava tarihi olan 30/01/2013 tarihinden itibaren işleyecek ve hesaplanacak yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine,

4- Bilirkişi raporuna göre hazırlanan 6.235,25 TLfazla mesai ücreti alacağından işçinin raporlu, mazeretli, izinli olduğu günler ile çalışılmayan günler göz önünde bulundurularak Borçlar Kanunun 43.ve 44.maddeleri gereğince takdiren %30 indirim yapıldıktan sonra fazla mesai alacağına ilişkin talebin KISMEN KABULÜ ile, 4.364,68TL’ nin dava tarihi olan 30/01/2013 tarihinden itibaren, işleyecek ve hesaplanacak en yüksek banka mevduat faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, FAZLAYA DAİR İSTEMİN REDDİNE,

5- Bilirkişi raporuna göre hazırlanan 1.337,94 TLhafta tatili alacağından işçinin raporlu, mazeretli, izinli olduğu günler ile çalışılmayan günler göz önünde bulundurularak Borçlar Kanunun 43.ve 44.maddeleri gereğince takdiren %30 indirim yapıldıktan sonra hafta tatili alacağına ilişkin talebin KISMEN KABULÜ ile, 936,56 TL’ nin dava tarihi olan 30/01/2013 tarihinden itibaren, işleyecek ve hesaplanacak en yüksek banka mevduat faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, FAZLAYA DAİR İSTEMİN REDDİNE,

6-1.857,96 TL vekaletücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

7-Alınmasıgereken 1.057,64 TL harcın peşin ve ıslahla alınan 319,30 TL harçtan mahsubu ilebakiye 738,34 TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 

8-Davacının yaptığı 64 TLtebligat gideri, 16,70 TL müzekkere gideri, 300,00 TL bilirkişiücreti, 295 TL ıslah harcı ve 52,35TL harç gideri olmaküzere toplam 728,05TL nin kabul ve redoranınagöre634,88TLyargılama giderinin davalıdan alınarakdavacıya ödenmesine,

          9-Tarafların yatırmışolduğu gideravansından kalanın karar kesinleştiğindevetalephalinde yatıranaiadesine,

Dair, tarafvekillerininyüzlerine karşı5521  sayılı yasanın 8. mdHMK nın 297/ç mdgereğince taraf vekilleri yönündentefhimdenitibaren Yargıtayilgili dairesinde 8güniçindetemyizikabil olmak üzere verilen kararaçıkça okundu , usulenanlatıldı.28/03/2014

Katip 157041                                                                                Hakim 36402

 

 

T.C. İSTANBUL 3. İŞ MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2010/974 Esas - 2012/197

TÜRK MİLLETİ ADINA

T .C.
İSTANBUL
3. İŞ MAHKEMESİ

GEREKÇELİ KARAR

ESAS NO : 

KARAR NO : 

HAKİM : 

KATİP : 

DAVACI : 

VEKİLİ : 

DAVALI : 

VEKİLİ : 

DAVA : Alacak

DAVA TARİHİ : 19/10/2010

KARAR TARİHİ : 27/03/2012


DAVANIN MEVZUU : Davacı vekili 19.10.2010 harç havale tarihli dava, 13.02.2012 harç havale tarihli ıslah dilekçesi ile birlikte müvekkilinin davalı işverene ait birahanede 05.209.2000 tarihinden, işten çıkarıldığı 10.08.2010 tarihine kadar garson olarak kesintisiz ve sürekli şekilde çalıştığını, ücretinin bahşişler artı asgari ücret olduğunu, işyerinin birahane olması ve gece geç saatlere kadar açık olması nedeni ile sabah saat 09.00'dan gece 01.00 saatlerine kadar cumartesi ve pazar günleri dahil full çalıştığını, fazla mesai ücretlerinin ödenmediğini, hafta tatili kullanmadan sürekli çalıştığını, hafta tatili ücretlerinin ödenmediğini, işyerinin birahane olması nedeni ile dini ve ulusal bayramlarda da tam olarak çalıştığını, bu günlere ilişkin ücretlerinin ödenmediğini, çalıştığı süre boyunca hiç yıllık izninin kullandırılmadığını, yıllık izin ücretlerinin de ödenmediğini, Temmuz 2010 maaşı ve Ağustos 2010 ayından çalıştığı günlere ilişkin son iki aylık maaşının ödenmediğini, işini yapmaya devam ederken işveren tarafından bir takım bahaneler uydurularak iş yerinden kovulduğunu ve iş akdinin sona erdirildiğini bildirerek fazlaya ilişkin talep ve dava hakkı saklı kalmak kaydıyla ödenmeyen kıdem- ihbar tazminatı, ücret alacağı, yıllık izin ücreti, fazla mesai ücreti, hafta tatili ücreti ile genel tatil ücreti alacağından toplam 14.627.18 TL'nin faiz, masraf ve ücreti vekaletle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.


CEVAP : Davalı vekili cevabi dilekçesinde ; davacının işyerini "ben artık çalışmak istemiyorum " diyerek terk ettiğini, çalışmaya devam etmesi konusunda kendisinden talepte bulunulmasına rağmen işe geri dönmediğini, bu durumun işlerin aksamasına maddi ve manevi mağduriyete sebep olduğunu, davacının işyerini uzun süreli terki nedeniyle zorunlu olarak haklı nedenle iş akdinin feshedildiğini, davacı kıdem tazminatı talep etmesinin yasal olarak mümkün bulunmadığını, davacının iş yerinde 09- 01 arası haftanın yedi günü yıllık izin kullanmadan çalıştığı iddiasının gerçek dışı olduğunu, aynı işyerinin sahibi olarak kendisinin ve başka çalışanların da günün belli saatlerinde işyerinde bilfiil çalıştığını ve halen çalışmaya devam ettiğini, davacının sabahın dokuzundan gecenin birine kadar çalıştığı iddiasının gerçek dışı olduğunu, işletilen yerin bira satılan bir mekan olup saat dörtten önce müşteri hizmeti vermediği gibi yasal nedenlerle en geç gece saat 11.00' e kadar açık bulunduğunu, bazı ulusal ve tüm dini bayramlarda kapalı tutulduğunu, ayrıca davacının iş yasasının tanıdığı izin hakkını çok aşan sürelerle her yıl memleketine giderek izin haklarını kullandığını, alacakların zamanaşımına uğradığını, son beş yıl içinde, davacının sigortasının ve tüm yasal haklarının ödendiğini ve aldığı bahşişlerin kendisine bırakıldığını, iş akdi işyerini terk nedeniyle haklı nedenle feshedildiğinden davacının kendisine ihbar ve kıdem tazminatı ödenmesi taleplerinin yasal mesnedi bulunmadığını, çalıştığı sürece izin haklarını fazlasıyla kullandığını savunarak açılan davanın reddini talep etmiştir.


GEREKÇE : Açılan dava kıdem - ihbar tazminatı ile bir kısım işçilik alacaklarının tahsiline ilişkindir.

Celb edilen belgeler, cevabi yazılar, dinlenen tanık beyanlarının değerlendirilmesi, alınan bilirkişi raporu ile tüm dosya muhteviyatından davacının 15.06.2006 - 10.08.2010 tarihleri arasında 3 yıl 6 ay 9 gün süre ile davalı işyerinde garson olarak çalıştığı, iş akdinin davalı işverence haksız olarak fesh edildiği kanaati mahkememizce hasıl olduğundan davacının kıdem ve ihbar tazminatına hak kazandığı,

Davacının alması gereken kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, ücret alacağı, yıllık izin ücreti, fazla mesai ücreti, hafta tatili ücreti ile genel tatil ücreti alacağının bilirkişi rapor halinde hesaplandığı, saklı tutulan kısmın davacı vekilince ıslah yoluyla talepte bulunulduğu, bilirkişice hesaplanan 3.874.82 TL fazla mesai ücreti, 4.804.86 TL hafta tatili ücreti ile 181.03 TL genel tatil ücreti Mahkemece fahiş kabul edildiğinden takdiren % 40 oranında hakkaniyet indirimi yapılarak geriye kalan ve % 60'a isabet eden 2.324.89 TL'nin davacının fazla mesai alacağını, 2.882.91 TL'nin davacının hafta tatili ücreti alacağını, 108.61 TL'nin davacının genel tatil ücreti alacağını teşkil ettiği anlaşıldığından davalı tarafın iddia ve savunmalarının reddi ile dosyada mevcut 03.02.2012 tarihli bilirkişi raporunda belirtilen tutar üzerinden ve fazla mesai ücreti alacağı ile hafta tatili ve genel tatil ücreti alacaklarından % 40 oranında hakkaniyet indirimi yapılarak davanın kısmen kabulüne, fazlaya ilişkin istemin reddine karar vermek gerekmiştir.


HÜKÜM : Davanın kısmen kabulüne, 03.02.2012 tarihli bilirkişi raporu esas alınarak ıslah dilekçeside nazara alınmak kaydıyla;

2.662.81 TL kıdem tazminatının fesih tarihi 10.08.2010 gününden itibaren bankalarca mevduata uygulanan en yüksek faiz,

1.197.30 TL ihbar tazminatından 500,00 TL'sinin dava tarihi 19.10.2010, bakiyesinin ıslah tarihi 13.02.2012 gününden itibaren yasal faiz,

1.088.88 TL ücret alacağından 500,00 TL'sinin dava tarihi 19.10.2010, bakiyesinin ıslah tarihi 13.02.2012 gününden itibaren bankalarca mevduata uygulanan en yüksek faiz,

798.51 TL yıllık izin ücreti alacağından 500,00 TL'sinin dava tarihi 19.10.2010, bakiyesinin ıslah tarihi 13.02.2012 gününden itibaren yasal faiz,

Hakkaniyet indirimi sonucu geriye kalan 2.324.89 TL fazla mesai ücreti alacağından 200,00 TL'sinin dava tarihi 19.10.2010, bakiyesinin ıslah tarihi 13.02.2012 gününden itibaren bankalarca mevduata uygulanan en yüksek faiz,

Hakkaniyet indirimi sonucu geriye kalan 2.882.91 TL hafta tatili ücreti alacağından 200,00 TL'sinin dava tarihi 19.10.2010, bakiyesinin ıslah tarihi 13.02.2012 gününden itibaren bankalarca mevduata uygulanan en yüksek faiz,

Hakkaniyet indirimi sonucu geriye kalan 108.61 TL genel tatil ücreti alacağının dava tarihi 19.10.2010 gününden itibaren bankalarca mevduata uygulanan en yüksek faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine,

Davacı tarafından yapılan kabul ve red oranlarına göre hesaplanan 505.86 TL yargılama gideri ile nispi olarak hesaplanan 1.327.66 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

Red sebebiyle 19.00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya ödenmesine, yapılan masrafların davalı üzerinde bırakılmasına,

Peşin alınan harçların mahsubu ile bakiye 442.89 TL ilam harcının davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,

8 gün içinde temyizi kabil olmak üzere 27.03.2012 tarihinde verilen karar taraf vekillerinin yüzlerine karşı açıkça okunarak anlatıldı. 06.04.2012

Katip 66273
Hakim 30676

 

T .C.
İSTANBUL
1. İŞ MAHKEMESİ

GEREKÇELİ KARAR

ESAS NO : 2009/1006 Esas

KARAR NO : 2011/1185

TÜRK ULUSU ADINA

YARGILAMA YAPMAYA VE HÜKÜM VERMEYE YETKİLİ

İSTANBUL 1.İŞ MAHKEMESİ'NİN KARARIDIR

HAKİM :  

KATİP : 

DAVACI : S.K

VEKİLİ : Av. YUSUF AYIK 

DAVALI : ……..SAN VE TİC LTD ŞTİ -  İstanbul Merkez/ İSTANBUL

VEKİLİ : Av.  

DAVA : Tazminat

DAVA TARİHİ : 26/11/2009

KARAR TARİHİ : 26/12/2011 

 

Mahkememizde görülmekte bulunan Tazminat davasının yapılan açık yargılamasının sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:

Davacı 26/11/2009 tarihli dilekçesinde, davalı şirkette muhasebe elemanı olarak 17/01/2007 tarihinde işe başladığını, sigortasının yapılacağının ve primlerinin düzenli ödeneceğinin sözlü olarak taahhüt edilmesine rağmen sigortasının 01/04/2007 tarihinde yapıldığını, aylık 900-TL maaş alıdığını, 2009 yılına ait Ocak, Şubat, Mart, Nisan ve Mayıs ayları maaşlarının ödenmediğini bu nedenle işten çıkmak zorunda kaldığını belirterek, kıdem ve ihbar tazminatı ile ücret alacakları karşılığı şimdilik 5.000 TL nin davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.

Taraflara duruşma gününü bildirir davetiyler tebliğ edilerek, taraf teşkili sağlanmış ve açık yargılamaya devam olunmuştur.

Davalı vekili 26/07/2010 tarihli cevap dilekçesinde, davacının davalı şirkette 04/04/2007 tarihinde muhasebe elemanı olarak çalışmaya başladığını, 04/03/2009 tarihinde istifa nedeniyle işten ayrıldığını, çalıştığı dönemde tüm haklarının ödendiğini, davacının son bir yılda işyerinden ayrılmak istediğini sözlü ve fiili olarak dile getirdiğini ve işten ayrılacağına dair istifa dilekçesini davalı şirkete verdiğini, daha sonra yasal ihbar süresini çalışarak 16/05/2009 tarihinde işten ayrıldığını, yasal ihbar süresi içinde işçilik alacaklarının ve tüm ücretlerinin ödendiğini, istifa nedeniyle ayrılan davacının kıdem ve ihbar tazminatına hak kazanamayacağını, asgari ücretle çalıştığını, işyerinde yol yardımı yapılmadığını, davacının daha öncede 29/12/2005 - 25/07/2006 tarihleri arasında çalıştığını ve 25/07/2006 tarihinde tüm işçilik haklarını alarak ve davalı şirketi ibra ederek işten ayrıldığını, daha sonra tekrar 04/04/2007 tarihinde işe başladığını beyanla davanın reddini savunmuştur.

Taraflar yargılamaya katılarak dava ve cevap dilekçelerini tekrar ettiklerini beyan etmişler, verilen kesin süre içinde delil ve tanık isim listelerini dosya içine sunarak mahkememizce tarafların delilleri toplanılmış, davacıya ait sgk ve işyeri kayıtları dosya içine getirtilmiştir. Taraf tanıklarının yeminli olarak beyanları alınmıştır.

Kayıt ve belgeler tamamlandıktan sonra dosya hesap incelemesi için bilirkişiye tevdii edilmiş, bilirkişi Ergün Kırcı 28/02/2011 tarihli raporunu dosya içine sunarak, bilirkişi raporunda özetle; dosyada mevcut 04/03/2009 tarihli dilekçesinde, davacının sebep göstermeksizin istifa olgusundan bahsettiği ve işveren tarafından 16/05/2009 tarihine kadar çalıştırıldığı anlaşıldığını, 04/03/2009 tarihi itibariyle Ocak ve Şubat ayı maaşlarını alamayan davacının istifa iradesinin, birikmiş ücretlerinin ödenmesinden kaynaklı olduğunun kabulü gerektiğini, davacı tanıkları da bu istikamette ifade vermiş olduklarını, iş sözleşmesi davacı tarafından sona erdirildiğinden ve bu hususta bir çekişme bulunmadığından ihbar tazminatı talep hakkı doğmayacağını, davacı 17/01/2007 tarihinde işe başladığını, 01/04/2007 tarihinde sigortasının yapıldığını, ücret alacağı talebine göre 15/05/2009 tarihinde işten ayrıldığını beyan ettiğini, sigorta ve işyeri kayıtlarına göre davacının davalı şirkette iki dönem çalıştığını, ilk dönem çalışmasının 25/07/2006 tarihinde sona erdiğini, huzurdaki davada ikinci dönem çalışması yönünden talepte bulunduğunun anlaşıldığını, sigortalı hizmet cetvelinde davacının ikinci dönem çalışması 04/04/2007-16/05/2009 tarihleri arası olduğunu, taraf tanıkları davacının hizmet süresi hususunda net bir bilgi vermediklerini, bu delil durumuna göre davacının ikinci sigortalı girişinin yapıldığı tarihten önce davalı işyerinde çalıştığına dair dosya kapsamında belgesel nitelikte bir kanıt ve somut bir tanık beyanı bulunmadığını, davacının hizmet süresi sigorta kayıtlarına itibarla ve taleple bağlı kalınarak, 04/04/2007-15/05/2009 tarihleri arası 2 yıl 1 ay 11 gün olarak bulunduğunu, davacı 900 TL net ücret aldığını beyan ettiğini, davalı tarafça 2009 yılına ait maaş bordroları sunulmadığını, 2007 ve 2008 yıllarına ilişkin bir kısım imzalı ücret tediye bordroları ibraz edildiğini, işyeri kayıtlarına göre, asgari ücretin biraz üzerinde olduğu belirlenen ücretler üzerinden sigorta primlerinin ödendiği sirgortalı hizmet cetvelinden belirlendiğini, tanık anlatımlarından yemeğin davalı işveren tarafından karşılandığının anlaşıldığını raporunda ayrıntılı olarak belirtmiştir.

Bilirkişi raporu ayrı ayrı taraf vekillerine tebliğ edilmiş, davalı vekili 15/03/2011 havale tarihli dilekçesi ile yeni bir bilirkişi incelemesi yapılmasına ve beyanları doğrultusunda açılan haksız ve hukuka aykırı davanın reddine karar verilmesi isteğini içeren dilekçesini dosyaya sunmuştur. Davacı vekili 23/05/2011 havale tarihli dilekçesi ile bilirkişi raporuna karış beyanlarını içeren dilekçesini dosyaya sunmuştur. Davacı vekili 11/10/2011 havale tarihli ıslah dilekçesi ile bilirkişi raporu doğrultusunda davasını ıslah etmiş, dava dilekçesi doğrultusunda harçlandırmış olup, davalı yana tebliğ etmiştir. Davalı vekili 01/11/2011 havale tarihli dilekçesi ile , davacı tarafın 04/10/2011 tarihli ıslah dilekçesine karşı cevapları ile hukuki mesnetten yoksun davanın tümü ile reddine karar verilmesi isteğini içeren dilekçesini dosyaya sunmuştur.

26/12/2011 tarihli celsede davacı vekili ıslah dilekçesi doğrultusunda davanın öncelikle kabulünü talep ettiğini, davanın 1. seçenekteki hesaplama doğrultusunda kabul edilmesini, mahkeme aksi kanaatte ise emsal ücret araştırılması yapılmasını, davacı davalı şirkette muhasebe elemanı olarak çalıştığını, ayrıca davacı asil ücret alacağı yönünden dava dilekçesini ıslah ettiğini, fazlaya ilişkin haklarının saklı kalmak kaydıyla karar verilmesini talep etmiştir. D avalı vekili yazılı beyanlarının tekrar ettiğini, davacı kendi isteği ile ayrılmış olup kıdem ve ihbar tazminatı hak edemeyeceğini, davanın reddini talep etmiştir.

Mahkememizce, davalı vekilinin bilirkişi raporuna karşı yapmış olduğu itirazlarının yerinde olmadığından reddine karar verilmiştir.

Tüm bu delillerden ve dosya kapsamından da anlaşılacağı üzere, davacıya ait sgk kayıtları, işyeri kayıtları, taraf vekillerinin yazılı beyanları, yeminli dinlenen taraf tanık anlatımları, bilirkişi incelemesi ve raporu karşısında, mahkememizce bilirkişi raporuna itibar edilerek, rapor mahkememizce hüküm kurmaya elverişli bulunduğundan, davacının 04/03/2009 tarihi itibariyle Ocak ve Şubat ayı maaşlarını alamayan davacının istifa iradesinin birikmiş ücretlerinin ödenmemesinden kaynaklı olduğundan davacınındavalı aleyhine açmış olduğu kıdem tazminatı alacağı ile ilgili davasının 28.02.2011 tarihli bilirkişi raporundaki 1.seçenekteki hesap miktarı baz alınarak ve taleple bağlı kalınarak ispatlanması sebebiyle kabulüne, davacının fazlaya ilişkin taleplerinin saklı tutulmasına, davacının ücret alacağı ile iglili davalı aleyhine açtığı davasının 28.02.2011 tarihli bilirkişi raporundaki 1 seçenekte hesap miktarı baz alıanrak ve ıslah dilekeçsindeki talepe bağlı kalınarak ispatlanması sebebiyle kabulüne, ihbar tazminat alacağı ile ilgili davalı aleyhine açılan davanın ise davacının kendi isteği ile Ocak ve Şubat 2009 ayı maaşlarını alamaması sebebi istifası nedeniyle, r eddine karar vermek gerekmiş aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.


HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

1-D avacının davalı aleyhine açmış olduğu kıdem tazminatı alacağı ile ilgili davsının 28.02.2011 tarihli bilirkişi raporundaki 1.seçenekteki hesap miktarı baz alınarak ve taleple bağlı kalıanrak kabulüne, bu itibarla; 1.000,00.-TL.kıdem tazminatının 15.05.2009 fesih tarihinden itibaren işleyecek en yüksek banka mevduat faiziyle birlikte davalıdan alınıp davacıya verilmesine, davacının fazlaya ilişkin taleplerinin saklı tutulmasına,

2- Davacının ücret alacağı ile iglili davalı aleyhine açtığı davasının 28.02.2011 tarihli b.kişi raporundaki 1 seçenekte hesap miktarı baz alınarak ve ıslah dilekeçsindeki taleple bağlı kalınarak kabulüne, bu itibarla;.4.470,69.-TL.ücret alacağının (3.500,00.-TL.lik kısmı üzerinden 26.11.2009 dava, bakiyesi üzerinden 25.10.2011 ıslah tarihlerinden itibaren işleyecek en yüksek banka mevduat faiziyle birlikte) davalıdan alınıp davacıya verilmesine,

3- İhbar tazmiant alacağı ile ilgili davalı aleyhine açılan davanın reddine,

4- 324,96.-TL.harçtan peşin alınan harcın mahsubu ile bakiye 216,26.-TL.harcın davalıdan tahsiline,

5- 1.200,00.-TL.maktu vekalet ücretinin davalıdan alınıp davacıya, kısmi red nedeniyle 1.200,00.-TL.maktu vekalet ücretinin davacıdan alınıp davalıya verilmesine,

6- 350,00.-TL.yargılama giderinden red ve kabule göre takdiren tümünün davalıdan alınıp davacıya verilmesine,

Dair taraf vekillerinin yüzlerine karşı 8 gün içinde Yargıtay yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 26/12/2011

 

 

 

TÜRK MİLLETİ ADINA

T.C.

İZMİR

1. İŞ MAHKEMESİ

GEREKÇELİ KARAR

ESAS NO: 2014/ Esas

KARAR NO: 2015/

HAKİM: 

KATİP: 

DAVACI: İG. 

VEKİLİ: Av. YUSUF AYIK - Halaskargazi Cad. Küçük Bahçe Sk. No:29 Topdemir İş Merkezi D:18-19 34360 Şişli/ İSTANBUL

DAVALI: .... SAN.VE TİC.A.Ş 

VEKİLİ: 

DAVA: Tespit (İşe İade İstemli)

DAVA TARİHİ: 24/09/2014

KARAR TARİHİ: 10/02/2015

KARAR YAZMA TARİHİ: 13/02/2015

Mahkememizde görülmekte bulunan Tespit (İşe İade İstemli) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:

Davacı vekili 24/09/2014 havale/harç tarihli dava dilekçesinde özetle, davacı davalı işyerinde 13.06.2013 tarihleri arasında davalı şirketin Nişantaşı Şubesi’nde mağaza müdür yardımcısı olarak çalıştığını, davacının iş akdi işveren tarafından davacıya 24.09.2014 tarihinde tebliğ edilen ihtarname ile işyerini SGK’ya şikayet ettiği gerekçesi ile feshedildiğininbildirildiğini, davacıya gönderilen Beyoğlu 43.Noterliği’nin 19.09.2014 tarih ve 41955 yevmiye numaralı ihtarnamesinde tamamen kötüniyetli olarak iş akdi feshedildiğini, davalı işveren taraf ihtarnamesinde davalının görevini sürdürmekte iken 27.08.2014 tarihinde istifa kararı aldığını iddia ettiğini, oysa davacının istifa etmediğini, davacı mailinde son derece açık olarak aynen; “çalışmakta olduğu ...da olumsuz çalışma şartları ve yaşanan olaydan sonra anlaşmalı/şartlıolarak kıdem ve ihbar tazminatı, sayım kesintisi ve içeride kalan senelik izin haklarının tümünü almak şsrtı ile karşılıklı anlaşmalı olarak işten ayrılmak istediğini” beyan ettiğini, bu beyanın İş hukukunda istifa anlamına gelemeyeceğini, akabinde yine aynı ihtarnamede davacının işvereni Sosyal Güvenlik Bakanlığı’na şikayetinden bahsedildiğini, zira böyle bir şikayetin olmadığını, kaldı ki davacı işçinin çalışma şartları ile ilgi yasal ilgili mercilere şikayette bulunmak en temel anayasal hakkı olduğunu, bu nedenle bir işçi 4857 Sayılı iş Kanunun 25/II-e bendine göre hiç atılamayacağını, davacının iş akdinin bu şekilde feshedilmesi usule kanuna ve aykırı olmakla haklı ve geçerli bir fesih olmadığını, iş Kanununun 18. Maddesinin çok açık olduğunu, bu hükme göre işveren fesih için işçinin yeterliliğinden veya davranışlarından ya da işletmenin, işyerinin veya işin gereklerinden kaynaklanan geçerli bir sebebe dayanmak zorunda olduğunu, davalı işveren fesih yazısında herhangi bir gerekçe göstermediği gibi hukuken geçerli bir sebebe dayanmadığını, bu yönü ile yapılan feshin geçersizliğine ve davacı işçinin işe iadesine karar verilmesini talep etmiştir.

Tüm taraflara duruşma gününü bildirir davetiyeler tebliğ edilerek taraf teşkili sağlanmış, açık yargılamaya devam olunmuştur.

Davalı vekili 20/11/2014tarihli cevap dilekçesinde özetle, Davacı, 01.08.2013 – 08.09.2014 tarihleri arasında davalı şirket, belirsiz süreli iş sözleşmesi ile ... San. ve Tic. A.Ş.’de Mağaza Müdür yardımcısı olarak çalıştığını, davacı taraf hakkını kötüye kullanarak işbu davayı açtığını, ancak mesnetsiz ve haksız olarak açılmış işbu davanın reddi gerektiğini, davacının iş akdi 25/II. e maddesine istinaden derhal haklı sebeple feshedildiğini, davanın reddi gerektiğini, davacının iş akdi, iş akdinin feshedilme sebebi, davacıya tebliğ edilen, iş akdinin feshedildiğine dair ihtarnamede de belirtildiği üzere; davacının kötü niyetli bir tutum sergileyerek, davalı şirket’i haksız ve kötü niyetli bir şekilde şikayette bulunmuş olması sebebiyle feshin gerçekleştiğini, davacı işyerinde Mağaza Müdür yardımcısı olarak çalıştığını, davacının çalışmış olduğu süre içerisinde birden çok kere kendisinin görev ve yetkisi dahilinde bulunan konularda, kendisinden beklenenin dışında ve davalı şirket’in ticari hayatını, ayrıca itibar ve saygınlığını zedeleyecek olayların gerçekleşmesine neden olduğunu, davacının davasının haksız ve hukuka aykırı olması sebebiyle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. 

Taraf vekilleri yargılamaya katılarak dava ve cevap dilekçelerini tekrar ettiklerini beyan etmişler, verilen süre içerisinde ayrı ayrı delil listelerini dosya içerisine ibraz etmişler, mahkememizce taraf vekillerinin delillerinin toplanılmasına karar verilmiş, davacıya ait sigorta kayıtları ve işyeri kayıtları dosya içerisine getirtilmiştir. 

Dosya kapsamında bulunan 19/09/2014 tarihli yazılı fesih bildiriminde “ Müvekkil ... Sanayi ve Tic. A.Ş.’de görevinizi sürdürmekte iken 27.08.2014 tarihinde almış olduğunuz istifa kararınızı mail yoluyla Müveklcil Şirket’e bildirmiş bulunmaktasınız. Görevinizden istifa etmeniz sebebiyle tarafınıza işçilik alacaklarınızın ödenemeyeceğini bildirmemiz akabinde Müvekkil Şirket’i haksız ve kötü niyetli bir şekilde Sosyal Güvenlik Bakanlığı’na şikâyet etmiş bulunmaktasınız. Anılan bu şikâyet sonucunda işçi ile işveren arasındaki iş barışınızı bozmanız gerekçesiyle iş akdiııiz 4857 saylı İş Kanunu’nun 25-II-e maddesine istinaden 08.09.2014 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere feshedilmiştir. İş akdinizin feshedildiği Müvekkil Şirket yetkililerince tarafınıza tefhim ve yazılı, gerekçeli olarak bildirilmesine rağmen; fesih bildirimini imzalamaktan imtina etmiş bulunmaktasınız. Fesih bildirimini tebliğden kaçındığınız tanıklarla tutanak altına alınmış ve yine bu husus tarafınıza ihtar edilmiştir. Bu sebeple Müvekkil Şirket tarafından Beyoğlu 43. Noterliği marifetiyle tarafınıza 15.09.2014 tarihli 41123 yevmiye numaralı bildirim gönderilmiş olup, söz konusu ihtarın tarafınıza tebliğ edilmediği tespit edilmiştir. Müvekkil Şirketi haksız ve kötü niyetli bir şekilde T.C. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı’na şikâyet ederek işçi ile işveren arasındaki iş barışını bozmuş bulunmaktasınız. İşbu ihtarda bahsi geçen hususlar ışığında; 4857 sayılı İş Kanunu’nun 25/II-e hükmü gereğince; işverenin güvenini kötüye kullandığınız gerekçesiyle iş akdinizin 08.09.2014 talihinden itibaren geçerli olmak/ üzere tazminatsız ve bildirimsiz feshi yönündeki beyanı, her türlü hakkımız saklı kalmak kaydı ile son bir kez daha ihtaren bildiririz." ibaresinin kullanıldığı anlaşılmıştır.

Dava, davacının iş akdinin feshinin geçersizliğinin tespiti ve işe iadesi istemine ilişkindir.

İşçinin, 4857 sayılı İş Kanununun 18 ve devamı maddelerinde düzenlenen iş güvencesi hükümlerinden yararlanabilmesi için;

a-İş Sözleşmesinin belirsiz süreli olması

b-İşyerinde davacı dahil en az 30 işçi çalışması 

c-Davacı İşçinin en az 6 aylık kıdeminin bulunması

d-Davacı işçinin; işletmenin bütününü sevk ve idare eden işveren vekili ve yardımcıları ile işyerinin bütününü sevk ve idare eden ve işçiyi işe alma ve işten çıkarma yetkisi bulunan işveren vekillerikonumunda bulunmaması

e-İş sözleşmesi feshedilen işçi tarafından aynı kanunun 19 maddesiuyarınca, fesih bildiriminde sebep gösterilmediği veya gösterilen sebebin geçerli bir sebep olmadığı iddiası ile fesih bildiriminin tebliği tarihinden itibaren1 ay içerisinde iş mahkemesine dava açılması gerekir.

Tüm dosya kapsamı incelenmiş ve yukarıdaki koşulların tamamının gerçekleştiği anlaşılmıştır.

Öyleyse, yapılacak iş, yapılan fesih bildiriminin geçerli ya da haklı sebebe dayanıp dayanmadığının ve usulüne uygun yapılıp yapılmadığının tespitinden ibarettir.

İşveren, fesih bildirimini yazılı olarak yapmak ve fesih sebebini açık ve seçik, hiçbir şüpheye mahal bırakmayacak şekilde belirtmek zorundadır. Yazılı fesih bildiriminde feshin açık ve kesin sebebinin gösterilmemesi, İş Kanunu'nun 21. Maddesi anlamında feshin geçersizliği sonucunu doğurur.

4857 sayılı İş Kanunu'na göre işverenin feshi iki şekilde olur. Bunlardan biri haklı sebeple fesih olup İş Kanunu'nun 25/2 maddesinde hükme bağlanmış ve "ahlak ve iyiniyet kurallarına uymayan haller" başlığı altında düzenlenmiştir. Diğeri, geçerli fesih sebepleri olup, işçinin yetersizliğinden kaynaklanan sebepler, işçinin, haklı sebep teşkil etmeyen davranışlarından kaynaklanan sebepler ve işletmenin işyerinin ve işin gereklerinden kaynaklanansebeplerdir.

Yukarıdaki fesih bildiriminden; davacının davalı şirketi haksız ve kötü niyetli bir şekildeSosyal Güvenlik Bakanlığı’na şikâyet etmiş olması ve bu sebeple işçi ile işveren arasındaki iş barışının bozulduğu gerekçesiyle feshedildiği anlaşılmışsa da, davacının anayasal bir hak olan şikayet hakkını kullanmış olması haklı ya da geçerli fesih sebebi sayılamayacağından, davalı tarafından yapılan feshin haklı ya da geçerli olduğunun davalı tarafça kesin olarak ispatlanamadığı kanaatine varılmış ve feshin geçersizliğine kararverilmiş aşağıdaki hükmün kurulması gerekmiştir. 

H Ü K Ü M :Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere,

1-Davanın kabulü ile; işverence yapılan feshin geçersizliğine ve davacının aynı konum ile işe iadesine,

2-Davacının yasal sürede başvurmasına rağmen işverenin süresi içinde işe başlatmaması halinde ödenmesi gereken tazminat miktarının, fesih nedeni ve işçinin kıdemi dikkate alınarak 4 aylık brüt ücreti tutarı olarak belirlenmesine,

3-Davacının, işe iade için işvereni süresi içinde başvurması halinde, davacının çalıştırılmadığı süreye ilişkin ve kararın kesinleşmesine kadar olan en çok 4 aylık ücret ve diğer haklarının davacıya ödenmesi gerektiğinin belirlenmesine,davacının işe başlatılması halinde, varsa, ödenen ihbar ve kıdem tazminatının bu alacaktan mahsubuna,

4-Bu dava sebebi ile alınması gereken 27,70 TL karar harcından peşin alınan 25,20 TL harcın mahsubu ile bakiye kalan 2,50 TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,

5-96,20 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 

6-1.500,00 TL maktu vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 

7- Kalan gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde taraflara iadesine,

Dair, taraf vekillerinin yüzlerine karşı, hazır olan taraf açısından kararın tefhiminden, hazır olmayan taraf açısından kararın tebliğinden itibaren 8 gün içeresinde temyiz yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 10/02/2015

Katip                                                                                                                  Hakim 

 

 

 

T.C. 

İZMİR

3. İŞ MAHKEMESİ

TÜRK MİLLETİ ADINA

GEREKÇELİ KARAR

ESAS NO     : 2013/

KARAR NO: 2014/

HAKİM   : 

KATİP: 

DAVACI: İ.Y.

VEKİLİ: Av. YUSUF AYIK - Halaskargazi Cad. Küçük Bahçe Sk. No:29 Topdemir İş Merkezi D:18-19 34360 Şişli/ İSTANBUL

DAVALI: 

VEKİLİ: 

DAVA: Alacak 

DAVA TARİHİ                           :26/09/2013

KARAR TARİHİ: 23/09/2014

KARAR YAZIM TARİHİ: 10/09/2014

Mahkememizde görülmekte bulunan Alacak davasının yapılan açık yargılamasının sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:

DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin davalı işyerinde 01.03.2009 tarihinde işe başladığını, 01.12.2009 tarihinde askere gittiğini, askerlik dönüşü 21.02.2011 tarihinde tekrar işe girdiğini ve iş sözleşmesinin haklı bir neden olmadan sona erdirildiği 12.12.2012 tarihine kadar işyerinde şef garson olarak çalıştığını, aylık net 1.800,00 TL ücret aldığını, işyerinde toplam 16 kişi çalıştığını, davacının sabah 10.00’dan gece saat 12.00’ a kadar haftanın 7 günü çalıştığını, dini bayramların ilk günü hariç diğer resmi tatillerin tümünde çalıştığını, fazla mesai, hafta tatili ve genel tatil ücretlerinin ödenmediğini yıllık izinlerini kullanmadığını belirterek fazlaya ilişkin haklan saklı kalmak kaydıyla; 100,00TL Kıdem tazminatı, 100,00TL İhbar tazminatı, 100,00TL Fazla mesai ücreti, 100,00TL Ulusal Bayram genel tatil ücreti, 100,00 TL Hafta tatili ücreti, 100,00 TL İzin ücreti olmak üzere toplam 600,00 TL’nin faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP:Davalı vekili, cevap dilekçesinde özetle; müvekkilinin kendi adıyla kurulu olan ... adlı işletmeyi işlettiğini, davacının 01.03.2009 tarihinden itibaren şube işyerinde garson olarak çalıştığını, ağabeyi işten çıkarılınca kendi isteğiyle işyerinden ayrıldığını ve ağabeyinin işyerinde çalışmaya başladığını, işyerinin ramazan aylarında ve kurban bayramının ilk 2 günü kapalı olduğunu, belirterek davanın reddini savunmuştur.

DELİLLER VE GEREKÇE:Dava ; taraflar arasındaki hizmet ilişkisinin sonlanması neticesi, davacının ödenmemiş işçilik alacaklarının tahsili talebineyöneliktir.

Taraflar arasındaçözümlenmesi gerekli ihtilaf iş akdinin ne sebeple feshedildiği, ödenmediği iddia edilen alacakların hak kazanılıp kazanılmadığı noktasındatoplanmaktadır.

Mahkememizce yapılan yargılama sırasında davacıya ait sigorta kayıtları ile davalı tarafından dosyayaibraz edilen iş yeri kayıtları incelenmiş, taraf tanıkları dinlenilmiş ,emsalücret araştırması yapılmış,bilirkişi tarafından düzenlenenrapor dosyaya ibraz edilmiştir.

SGK kayıtları, dinlenilen taraf tanık anlatımlarıve tüm dosya kapsamı bir arada değerlendirildiğinde; davacının davalı işverenlik nezdinde 01.03.2009-01.12.2009 ve 21.02.2011-12.12.2012 tarihleri arasında toplam 2 yıl 6 ay 21 gün hizmet süresinin olduğu davacının yapmış olduğu iş, kıdemi ,tanıkanlatımları ve emsal ücret yazı cevapları ile davacının aylık net 1.800,00 TL brüt 2.517,80 TL ücret aldığı anlaşılmıştır.

Davacı vekili, davacının iş akdinin haklı sebep olmaksızın feshedildiğini, davalı vekili ise iş akdinin davacının, ağabeyinin işten çıkarılması üzerine kendi isteği ile işten ayrıldığın iddia etmiştir.İşçinin tazminata hak kazanamayacak şekilde işten çıkarıldığına ilişkin iddiasını ispatlamakla yükümlü olan davalı taraf herhangi bir delil ibraz etmemiş, dinlenen tanıklarda bu yönde bir ifade vermemişlerdir. Bu itibarla, davacının iş akdinin haklı sebep olmaksızın feshedildiği anlaşılmakla, kıdem ile ihbar tazminatına hak kazandığı sonucuna varılmıştır.

Taraflar arasında fazla çalışma yapılıp yapılmadığı hususunda ihtilaf bulunmakta olup,4857 Sayılı İş Yasasının 41/1. maddesine göre, haftalık 45 saati aşan çalışmalar fazla çalışma olup,Fazla çalışma yaptığını iddia eden işçi, bu iddiasını ispatla yükümlüdür. Fazla çalışmanın ispatı konusunda işyeri kayıtları, özellikle işyerine giriş çıkışı gösteren belgeler, işyeri iç yazışmaları delil niteliğindedir. Ancak, fazla çalışmanın bu tür yazılı belgelerle kanıtlanamaması durumunda tarafların dinletmiş oldukları tanık beyanları ile ispatı mümkündür.

Dinlenilen davacı tanık beyanları ile iş yerinde davacının haftada 7 gün 10.00-24.00 saatleri arasında çalıştığıbu itibarla, haftalık yasal çalışma süresinden 30 saat fazla çalışma yaptığı görülse de yerleşik Yargıtay içtihatlarına göre bir işçinin günde 3 saatin üzerinde fazla mesai yapmasının hayatın olağan akışına aykırı olduğu kabul edildiğinden davacının haftada 18 saat daha fazla çalışması bulunduğu anlaşılmakla davacının fazla çalışma yaptığı ve davalı tarafçafazla mesai ücretlerinin ödendiğine dair yazılıödeme belgesi ibraz edilmediğinden davacının fazla çalışma ücretlerinin ödenmediği sonucuna ulaşılmış, davacı çalışma süresi ile ilgili olarak çalıştığı süre içerisinde her hafta fazla çalışma yapması hayatın olağan akışına aykırı olması , işçinin izinli olduğu, raporlu olduğu, bazı haftalarda fazla çalışma yapmadığı hususları da dikkate alınarak çalışmama ihtimali bulunduğu günlerde nazara alınarak bilirkişi tarafından hesap edilen miktardan %30 oranında takdiri indirim yapılmıştır.

Taraflar arasında davacının hafta tatili mesaisine hak kazanıp kazanmadığı noktasında uyuşmazlık bulunmakta olup;

Davacının haftada 7 gün çalışması hafta tatili alacağının bulunduğu sonucuna ulaşılmış, davacı çalışma süresi ile ilgili olarak çalışmama ihtimali bulunduğu günlerde nazara alınarak bilirkişi tarafından hesap edilen miktardan %30 oranında takdiri indirim yapılmıştır.

Davacı tanıkları bayram günleri ve genel Tatil Günlerinde çalışıldığını ancak çalışılangünler karşılığı ücretin ödenmediğini ifade etmelerikarşısında çalışılan süre içerisinde gerçekleşen genel tatil günleri alacağından %30 oranında takdiri indirim yapılmıştır.

Taraflar arasında davacının yıllıkizinlerini kullanıp kullanmadığıhususunda ihtilaf bulunmakta olup, yıllık izinlerin kullanıldığıiş veren tarafından yazılı belge ile ispat edilmesi gerekli olup davalı tarafından çalışılan süreye ilişkin davacının izinlerini kullandığını gösterir yazılı belge ibraz edilememiş bu itibar ile davacının 28 gün yıllık izin ücret alacağı bulunduğu sonucuna varılmıştır.

Davacı vekili 23.09.2014 tarihli duruşmada ücret alacağı talebinden vazgeçtiklerini bildirmiş olduğundan bu yönde bir karar verilmemiştir.

Anılan durum karşısında dosya kapsamı ile uyumlu denetime elverişli ve itibar olunarak hükme esas alınan bilirkişi raporunda belirtilen hesaplamalardoğrultusunda aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle;

Davanın KABULÜ İLE,

1-Kıdem Tazminatı talebinin KABULÜ ile, 6.720,44 TL’ nin iş akdinin fesih tarihi olan 12/12/2012 tarihinden itibaren işleyecek ve hesaplanacak en yüksek banka mevduat faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine,

2-İhbar Tazminatı talebinin KABÜLÜ ile, 3.122,74 TL’ den, 100,00 TL’ sine davatarihi olan 26/09/2013 tarihinden itibaren bakiye miktarına ıslah tarihi olan 25/08/2014 tarihinden itibaren işleyecek ve hesaplanacak yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine,

3-Yıllık İzin Ücreti alacağı talebinin KABÜLÜ ile, 1.680,00 TL’ nin, 100,00 TL’ sine dava tarihi olan 26/09/2013 tarihindenitibaren bakiye miktara ıslah tarihi 25/08/2014 tarihiden olanitibaren işleyecek ve hesaplanacak yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine,

4-Bilirkişi raporuna göre hazırlanan 24.481,26 TL fazla mesai alacağından işçinin raporlu, mazeretli, izinli olduğu günler ile çalışılmayan günler göz önünde bulundurularak takdiren %30 indirim yapıldıktan sonra fazla mesai ücret alacağına ilişkin talebin KABULÜ ile, 17.136,88 TL’ nin 100,00 TL’ sine dava tarihi olan 26/09/2013 tarihinden itibaren, bakiyesine ıslah tarihi olan 25/08/2014 tarihinden itibaren işleyecek ve hesaplanacak en yüksek banka mevduat faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, 

5-Bilirkişi raporuna göre hazırlanan 14.280,74 TL Hafta tatil alacağından alacağından işçinin raporlu, mazeretli, izinli olduğu günler ile çalışılmayan günler göz önünde bulundurularak takdiren %30 indirim yapıldıktan sonra Hafta tatil alacağı talebinin KABULÜ ile 9.996,51 TL’ nin 100,00 TL’ sine dava tarihi olan 26/09/2013 tarihindenitibaren, bakiye miktara ıslah tarihii olan 25/08/2014 tarihindentibaren işleyecek ve hesaplanacak en yüksek banka mevduat faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine,

6-Bilirkişi raporuna göre hazırlanan 1.551,57 TL genel tatil alacağından alacağından işçinin raporlu, mazeretli, izinli olduğu günler ile çalışılmayan günler göz önünde bulundurularak takdiren %30 indirim yapıldıktan sonra Genel tatil alacağı talebinin KABULÜ ile 1.086,09 TL’ nin 100,00 TL’ sine dava tarihi olan 26/09/2013 tarihindenitibaren, bakiye miktara ıslah tarihii olan 25/08/2014 tarihindentibaren işleyecek ve hesaplanacak en yüksek banka mevduat faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine,

7-Ücret alacağı talebinden vazgeçilmiş olduğundan bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, 

8-Harçlar Yasası gereğince alınması gereken 2.714,42 TL ilam harcından , peşin alınan (ıslah ile birlikte)691,30 TL harcın mahsubuyla2.023,12 TL bakiye harcın davalıdan alınarak hazineye irad kaydına,

9-Davacı vekili için takdir edilen 4.671,69 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine,

10-Davacı vekili tarafından yatırılan 719,35 TL harç gideri 300,00 TL bilirkişi ücreti ve 64,70 TL posta masrafı toplamı olan 1.084,05 TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 

11-Karar kesinleştiğinde bakiye gider avansının davacıya iadesine, 

Dair taraf vekillerinin yüzüne karşı 5521 sayılı yasanın 8. maddesi ile HMK 297/ç maddesi gereğince taraf vekilleri yönünden tefhimden itibaren Yargıtay ilgili dairesinde 8 gün içinde temyiz-i kabil olmak üzere verilen karar açıkça okundu, usulen anlatıldı.23/09/2014     

Katip                                                                                                                                     Hakim 

 

Dikkat: Yukarıdaki makalenin tüm hakları saklıdır (© Hukuk Makaleleri/ Tüketicinin Tercih Hakkı -2011). Makale veya makalenin herhangi bir kısmını veya Mahkeme Kararlarını, herhangi bir iletişim ortamında (internet, basın veya yerel ortamlar) veya mahkeme dava dosyalarında Av.Yusuf Ayık'tan yazılı izin alınmadan kullanılamaz. Aksi durumlar emeğe saygısızlık ve 5846 sayılı Fikir ve San. Es. Kanunu'na muhalefet anlamına geleceği gibi uğranılan zararlar nedeniyle de herhangi bir sorumluluk kabul edilmez.

Makaleler