İŞÇİNİN TAZMİNATA HAK KAZANARAK DERHAL FESİH (İSTİFA) HAKKI - (İSTİFA EDEN İŞÇİNİN TAZMİNAT ALMA KOŞULLARI) 2022

 

  

 

 

İşçinin Tazminata Hak Kazanarak Derhal Fesih Hakkı

İŞÇİNİN TAZMİNATA HAK KAZANARAK DERHAL FESİH HAKKI

(İSTİFA EDEREK TAZMİNAT ALMA ŞARTLARI)
Av. Yusuf AYIK*

4857 Sayılı İş Kanununun 24. maddesine göre süresi belirli olsun veya olmasın işçi, aşağıda yazılı hallerde iş sözleşmesini derhal feshedebilir. Kanunun deyimi ile belirli süreli iş sözleşmelerinde belirlenen iş süresinin bitiminden önce veya süresi belirsiz iş akitlerinde fesih bildirim süresini, yani ihbar önellerini beklemeksizin feshedebilir denilmektedir. Bu sebeplerin en başında işyerinden kaynaklanan sağlık sebepleri gelmektedir. Yani işyerinin sağlıksız koşullarda olması, hastalığa yakalanma riski veya hastalanılması, iş kazası geçirilmesi veya geçirilme riski bulunması veya işyerinde çalışan diğer işçi veya personelden yahut temas halinde olan kişilerde bulaşıcı bir hastalık bulunması ve benzeri şekilde işçinin sağlığını tehlikeye atacak nedenlerin varlığı halinde işçi kıdem tazminatını da alarak işten ayrılma hakkına sahiptir. İşveren bu talebi reddedemez.

4857 Sayılı İş Kanununun 24. maddesinin I. bendine göre;

a) İş sözleşmesinin konusu olan işin yapılması, işin niteliğinden doğan bir sebeple işçinin sağlığı veya yaşayışı için tehlikeli olursa,

b) İşçinin sürekli olarak yakından ve doğrudan buluşup görüştüğü işveren yahut başka bir işçi bulaşıcı veya işçinin işi ile bağdaşmayan bir hastalığa tutulursa işçi derhal hiçbir önele (süreye) uymaksızın iş akdini haklı olarak feshedebilir ve kıdem tazminatına da hak kazanır.

Bunun dışında ikinci bentte de "Ahlak ve iyiniyet kurallarına uyulmaması veya benzeri haller" başlığı ile iş ortamında işçinin onur, güven ve haysiyetinin korunması amaçlanmıştır. Buna son zamanlarda “işyerinde mobbing” de denilmektedir. Hiçbir işveren sırf yanında çalışıyor diye bir işçiye hakaret edemez veya asla şaka ile de olsa onu aşağılayamaz. Personelinin onurunu kırıcı davranışlarda bulunamaz. Köle çalıştırma dönemlerinden kalan bu alışkanlık işverenlerde maalesef halen devam etmektedir. Fakat hayatı emekleri ile yaratan işçi ve emekçilerin bu konuda çok hassas olmaları gerekmektedir. İşçi kendisi ve ailesine karşı aşağıda belirtilen hallerin biri dahi meydana geldiğinde iş sözleşmesini kıdem tazminatına da hak kazanarak derhal feshedebilir. Yani işten kendi isteği ile de olsa tazminatını alarak ayrılabilir. İşçiye yapılan bu davranışlar başka bir suçun konusunu teşkil ediyorsa bu suç nedeni ile de savcılıklar kanalı ile cezai yönde kovuşturulması için gerekli müracaatlar yapılmalıdır. Ayrıca işçinin kişilik haklarına saldırı nedeni ile Borçlar Kanunu hükümlerine göre maddi ve manevi tazminat hakları da saklıdır. Bu hakların etkin bir şekilde kullanılmasının yaygınlaşması halinde işçi ve emekçiler hak ettikleri saygıyı görmeyi başaracaktır.

Bu durumları tek tek ele alacağız. Burada sayılanlar sınırlı olmamakla beraber belli başlı haklı nedenle fesih halleri şunlardır:

İŞVERENİN İŞ, ÜCRET, İŞ ŞARTLARI VEYA İŞYERİ HAKKINDA İŞÇİYİ KANDIRMASI, ALDATMASI VEYA YANILTMASI:

a) İşveren iş sözleşmesi yapıldığı sırada bu sözleşmenin esaslı noktalarından biri hakkında yanlış vasıflar veya şartlar göstermek yahut gerçeğe uygun olmayan bilgiler vermek veya sözler söylemek suretiyle işçiyi yanıltırsa.

İŞVERENİN İŞÇİ VE AİLESİNİN ŞEREF VE NAMUSUNA DOKUNACAK SÖZLER SÖYLEMESİ VEYA İŞÇİYE CİNSEL TACİZDE BULUNMASI:

b) İşveren işçinin veya ailesi üyelerinden birinin şeref ve namusuna dokunacak şekilde sözler söyler, davranışlarda bulunursa veya işçiye cinsel tacizde bulunursa.

İŞVERENİN İŞÇİYE VEYA AİLESİNİ TEHDİT ETMESİ, SUÇA TAHRİK VE TEŞVİK ETMESİ, İŞÇİYE VE AİLESİNE KARŞI SUÇ İŞLEMESİ VEYA İŞÇİYE İFTİRADA BULUNMASI:

4857 Sayılı İş Kanununun 24/II-c bendine göre; işveren işçiye veya ailesi üyelerinden birine karşı sataşmada bulunur veya gözdağı verirse yahut işçiyi veya ailesi üyelerinden birini kanuna karşı davranışa özendirir, kışkırtır, sürükler yahut işçiye ve ailesi üyelerinden birine karşı hapsi gerektiren bir suç işlerse yahut işçi hakkında şeref ve haysiyet kırıcı asılsız ağır isnad veya ithamlarda bulunursa.

İŞÇİNİN İŞYERİNDE CİNSEL TACİZE UĞRAMASI HALİ DE HAKLI NEDENLE FESİH HALİDİR. İŞÇİ KIDEM TAZMİNATINA HAK KAZANACAKTIR.

4857 Sayılı İş Kanununun 24/II-d bendine göre; işçinin diğer bir işçi veya üçüncü kişiler tarafından işyerinde cinsel tacize uğraması ve bu durumu işverene bildirmesine rağmen gerekli önlemler alınmazsa işçi derhal haklı nedenle iş akdini feshedebilir.

İŞÇİNİN ÜCRETİNİN TAM OLARAK HESAP EDİLİP ÖDENMEMESİ:

4857 Sayılı İş Kanununun 34. maddesi uyarınca işveren, işçi ücretlerini ödeme gününden itibaren 20 (yirmi) gün içinde zorlayıcı bir neden (sel, yangın, deprem vs.) dışında ödemezse, işçi iş görme borcunu yerine getirmekten kaçınabilir. Bu nedenle kişisel kararlarına dayanarak iş görme borcunu yerine getirmemeleri sayısal olarak toplu bir nitelik kazansa dahi grev olarak nitelendirilemez.

Ayrıca İş Kanununun 24. maddesinin II-e fıkrası gereğince işveren işçinin ücretini kanun hükümleri veya sözleşme şartlarına uygun olarak hesap etmez veya ödemezse işçi iş akdini tazminata hak kazanarak feshedebilecektir. Ücret kavramı içerisine yalnız çıplak ücret değil; fazla mesai ücreti, bayram ve genel tatil ücreti, hafta tatili ücreti gibi tüm ücretler dahildir. İkramiye, prim, yakacak yardımı, giyecek yardımı, fazla mesai, hafta tatili, genel tatil gibi alacakların ödenmemesi durumunda da işçinin haklı fesih imkânı bulunmaktadır (Yargıtay 9. HD. 16.7.2008 gün, 2007/22062 E, 2008/16398 K.).

Bunların yanında SGK primleri hiç veya gerçek ücret üzerinden ödenmeyen işçinin de tazminat alarak istifa hakkı vardır. Yani sigorta primlerinin hiç yatırılmaması, eksik yatırılması veya düşük ücretten yatırılması hallerinde de işçinin haklı fesih imkânı vardır (Yargıtay 9. HD. 18.1.2010 gün, 2009/24286 E, 2010/74 K.).

Bütün bu durumlarda işçi tazminatını talep ederek işten ayrılabilir. Maaşını veya diğer ücretlerini alamayan işçi, işi bıraktığında kıdem tazminatı, fazla mesai ücretlerini, yıllık izin ücretlerini, maaş ve sosyal hak alacaklarını, resmi ve dini tatil ücretlerini işverenden talep edebilir. İşçinin gününde ödenmeyen ücretlerine mevduata uygulanan en yüksek faiz oranı uygulanır.

İŞÇİNİN ÜCRETİNİN DÜŞÜRÜLMESİ VEYA YAPABİLECEĞİNDEN AZ İŞ VERİLEREK AZ KAZANMASINA NEDEN OLUNMASI HALİ:

4857 Sayılı İş Kanununun 24/II-f bendine göre ücretin parça başına veya iş tutarı üzerinden ödenmesi kararlaştırılıp da işveren tarafından işçiye yapabileceği sayı ve tutardan az iş verildiği hallerde, aradaki ücret farkı zaman esasına göre ödenerek işçinin eksik aldığı ücret karşılanmazsa yahut çalışma şartları uygulanmazsa işçi iş akdini tazminata hak kazanarak feshedebilir.

KONU İLE İLGİLİ YARGITAY KARARI

İlgili Kanun / Madde: 4857 S. İş. K/32

T.C.
YARGITAY
9. HUKUK DAİRESİ

Esas No: 2010/13886 | Karar No: 2012/19879 | Tarihi: 07.06.2012

• ÜCRETİN ÖDENMEMESİ
• İŞÇİNİN HAKLI FESHİ

ÖZETİ: Ücreti ödenmeyen işçinin, bu ücretini işverenden dava ya da icra takibi gibi yasal yollardan talep etmesi mümkündür.

1475 sayılı Yasa döneminde, işçinin toplu olarak hareket etmemek ve kanun dışı grev kapsamında sayılmamak kaydıyla Borçlar Kanununun 81 inci maddesi uyarınca ücreti ödeninceye kadar iş görme edimini ifa etmekten, yani çalışmaktan kaçınabileceği kabul edilmekteydi. 4857 sayılı İş Kanununda ise ücret daha fazla güvence altına alınmış ve işçi ücretinin yirmi gün içinde ödenmemesi durumunda, işçinin iş görme edimini yerine getirmekten kaçınabileceği açıkça düzenlenmiş, toplu bir nitelik kazanması halinde dahi bunun kanun dışı grev sayılamayacağı kurala bağlanmıştır.

Ücreti ödenmeyen işçinin alacağı konusunda takibe geçmesi ya da ücreti ödeninceye kadar iş görme edimini yerine getirmekten kaçınması, iş ilişkisinin devamında bazı sorunlara yol açabilir. Bu bakımdan, işverenle bir çekişme içine girmek istemeyen işçinin, haklı nedene dayanarak iş sözleşmesini feshetme hakkı da bulunmaktadır. Ücretin hiç ya da bir kısmının ödenmemesi bu konuda önemsizdir.

Ücretin ödenmediğinden söz edebilmek için işçinin yasa ya da sözleşme ile belirlenen ücret ödenme döneminin gelmesi ve işçinin bu ücrete hak kazanması gerekir (Yargıtay 9. HD. 18.1.2010 gün, 2008/14546 E, 2010/193 K.). 4857 sayılı İş Kanununun 24 üncü maddesinin (II) numaralı bendinin (e) alt bendinde sözü edilen ücret, geniş anlamda ücret olarak değerlendirilmelidir. İkramiye, prim, yakacak yardımı, giyecek yardımı, fazla mesai, hafta tatili, genel tatil gibi alacakların ödenmemesi durumunda da işçinin haklı fesih imkânı bulunmaktadır (Yargıtay 9. HD. 16.7.2008 gün 2007/22062 E, 2008/16398 K.).

İşçinin ücretinin işverenin içine düştüğü ödeme güçlüğü nedeniyle ödenmemesinin sonuca bir etkisi yoktur. İşçinin, ücretinin bir kısmını Yasanın 33 üncü maddesinde öngörülen ücret garanti fonundan alabilecek olması da işçinin fesih hakkını ortadan kaldırmaz. Bireysel veya toplu iş sözleşmesinden kaynaklanan aynî yardımların yerine getirilmemesi de (erzak ve kömür yardımı gibi) bu madde kapsamında değerlendirilmeli ve işçinin “haklı fesih” imkânının bulunduğu kabul edilmelidir. İşçinin sigorta primlerinin hiç yatırılmaması veya eksik bildirilmesi, sosyal güvenlik hakkını ilgilendiren bir durum olsa da Dairemizin 1475 sayılı Yasa döneminde istikrar kazanmış olan görüşü, 4857 sayılı İş Kanunu döneminde de devam etmekte olup, sigorta primlerinin hiç yatırılmaması, eksik yatırılması veya düşük ücretten yatırılması hallerinde de işçinin haklı fesih imkânı vardır (Yargıtay 9. HD. 18.1.2010 gün, 2009/24286 E, 2010/74 K.).

Somut olayda;
Davacı hizmet akdini Trabzon 4. Noterliğinden gönderdiği 10.10.2007 tarihli ihtarnamesi ile ihtarnamede belirttiği diğer sebeplerin yanı sıra “fazla çalışma ücretlerinin ödenmemesi ve SSK primlerinin asgari ücretten yatırılması” sebepleri ile haklı olarak feshettiğini bildirmiştir.

Yapılan yargılama sonunda davacının ücretinin 1.325,82 TL olmasına rağmen SSK primlerinin asgari ücret üzerinden yatırıldığı ve davacının fazla çalışma ücretlerinin ödenmediği anlaşılmıştır.

İşçinin SSK primlerinin gerçek ücretten yatırılmaması ve fazla çalışma ücretlerinin ödenmemesinin işçiye iş akdini haklı nedenle fesih imkanı verdiği tartışmasızdır. Davacı da buna dayanarak iş akdini haklı nedenle feshettiğinden kıdem tazminatının kabulü yerine, normal ücretlerinin ödendiği gerekçesi ile reddi hatalı olup, bozmayı gerektirmiştir.

SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 07.06.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

İŞ MAHKEMESİ ÖRNEK KARARLARI

T.C.
İSTANBUL ANADOLU 10. İŞ MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
GEREKÇELİ KARAR

ESAS NO: 2015/280 Esas | KARAR NO: 2016/662

HAKİM: ... | KATİP: ...

DAVACI: B.Ö. | VEKİLİ: Av. Y.A.
DAVALI 1: F.F.E. | VEKİLİ: Av. A.Ç.
DAVALI 2: A.A. | VEKİLLERİ: Av. A.Ç.

DAVA: Alacak (İşçi İle İşveren İlişkisinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 21/05/2015 | KARAR TARİHİ: 20/09/2016 | K. YAZILDIĞI TARİH: 27/09/2016

Mahkememizde görülmekte bulunan Alacak (İşçi İle İşveren İlişkisinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dilekçesiyle; 01.08.2009-09.05.2015 tarihleri arasında şoför olarak en son net 1.350,00 TL ücretle çalıştığını, SGK girişinin 14.11.2009 tarihinde yapıldığını, maaşlarının ödenmemesi, yapılan kısmi ödemelerin geç ödenmesi, fazla mesai ücretlerinin ödenmemesi, SGK priminin eksik ödenmesi, fiili olarak Ümraniye'de aynı işyerinde çalışmasına rağmen değişik işverenler yanında sigortalı gösterilmesi, devamlı giriş çıkışlarının yapılması nedeni ile iş akdini haklı olarak feshedildiğini, ulaşımını işverenin verdiği araç ile sağladığını, yemek parası olarak günlük 10 TL verildiğini, 08.30'da işe başladığını, şoför olduğu için öğlen yemek arası vermeden 20.00-20.30 saatlerine kadar çalıştığını, Cumartesi günleri ise 08.30-17.00-18.00 arası çalıştığını, fazla mesainin ödenmediğini, ulusal bayram ve genel tatillerin tümünde çalıştığını fakat karşılığının ödenmediğini, yıllık izin kullanmadan çalıştığını, 2015 Mart-Nisan-Mayıs ücretlerinin ödenmediğini, fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak; Ücret Alacağından 2.183,00 TL, Kıdem Tazminatı Alacağından 6.595,00 TL, İhbar Tazminatı Alacağından 2.244,00 TL, Fazla Mesai Alacağından 3.000,00 TL, UBGT Alacağından 500,00 TL, Yıllık İzin Alacağından 500,00 TL'nin davalıdan tahsilini talep etmiştir.

Davalı A.A. cevap dilekçesinde; davacının kısmi süreli iş sözleşmesi (part time) ile 13.11.2009-31.10.2012 tarihleri arasında hamal olarak asgari ücret ile çalıştığını, iş akdinde işe başlangıç tarihinin yer aldığını, fesih iddialarının asılsız olduğunu, 31.10.2012 tarihinden sonra çağrı üzerine çalışma şeklinde gelmeye başlayan davacının 05.12.2012-31.12.2012 tarihleri arasında 26 gün, 05.02.2013-28.02.2013 tarihleri arası 23 gün, 02.04.2013-30.04.2013 tarihleri arası 28 gün, 04.06.2013-31.07.2013 tarihleri arası 57 gün, 02.10.2013-31.10.2013 tarihleri arası 29 gün şeklinde çalıştığını, kış-ilkbahar sezonunda çalışmadığını, 17.04.2014 tarihinde tekrar işe giren davacının tam süreli şekilde çalışmaya başladığını ancak 16.09.2014 tarihinde henüz 5 aydır çalışırken ayrıldığını, 07.04.2015 tarihinde tekrar işverenle anlaşarak tam süreli olarak işe başladığını, daha sonra işverene dava açmak üzere işten ayrılmak suretiyle haksız kazanç sağlamak istediğinin anlaşıldığını, Mart-Nisan-Mayıs aylık ücretinin ödenmemesi durumunun geçerli olmadığını çünkü Mart ayı ve 07.04.2015 tarihine kadar işyerinde çalışmadığını, tüm ücretlerinin kesintisiz ödendiğini, çalışma süresinin 1 yılın altında olması sebebi ile yıllık izne hak kazanmadığını, kış aylarında 08.30-12.00-ara dinlenme-13.30-16.30 saatleri arasında, yaz aylarında 08.30-12.00-ara dinlenme-13.30-19.00 saatleri arasında çalıştığını, haftalık toplam çalışma süresinin 45 saati geçmediğini, resmi tatillerde çalıştırılmadığını, 2009-2013 arası çalışması için istifa ettiğinden ve dava açmadığından, son çalışmasında ise 1 yıllık süresini doldurmadığından kıdem tazminatına hak kazanamayacağını, ihbar süresi dolmadığından ihbar tazminatlarının reddi gerektiğini, tanıkların dava konusu olaylar ile ilgili bizzat bilgi sahibi olmadıklarından ötürü dinlenmelerini istemediklerini, davanın reddini talep etmiştir.

Davalı F. F. E. cevap dilekçesinde; zamanaşımı itirazında bulunduklarını, davacının 04.11.2013 tarihinden itibaren mağazada vasıfsız işçi olarak işe başladığını, prime esas kazanç miktarının her şey dahil 1.200,00 TL olduğunu, 12.04.2014 tarihinde istifa ettiğini, 14.11.2009-31.10.2013 tarihleri arasında kısmi süreli sözleşme ile çalıştığını daha sonrasında işten ayrıldığını, 18.09.2014 tarihinde işe tekrar başlayarak 31.03.2015 tarihleri arasında tam süreli çalıştığını, Mart-Nisan-Mayıs ücretinin ödenmemesi durumunun geçerli olmadığını çünkü o süreler içinde işyerinde çalışmadığını, 1 yıllık süresini doldurmadığından kıdem tazminatına hak kazanamayacağını, son çalışma döneminde ihbar süresi dolmadığından ihbar tazminatlarının reddi gerektiğini, kış aylarında 08.30-12.00-ara dinlenme-13.30-16.30 saatleri arasında, yaz aylarında 08.30-12.00-ara dinlenme-13.30-18.00 saatleri arasında çalıştığını, davanın reddini talep etmiştir.

Dava 4857 sayılı İş Kanununa göre açılmış kıdem-ihbar tazminatı, fazla mesai, genel tatil, izin ücreti ve ücret alacağına ilişkin kısmi alacak davasıdır.

Mahkememizce yapılan yargılamada davacı işçinin özlük dosyası, SGK hizmet cetveli celbedilmiş, emsal ücret araştırması yapılmış, davacı ve davalı tanıkları dinlenmiş, hesap bilirkişisinden rapor alınmış, davacı vekili davasını ıslah etmiştir. Tüm bu delillerin birlikte değerlendirilmesi sonucunda; davacının, 14/11/2009-09/05/2015 tarihleri arasında davalıların işverenliğinde şoför olarak çalıştığı, davacının en son giydirilmiş brüt ücretinin 2.318,35 TL olduğu, davacı işçinin maaşlarının ödenmemesi, yapılan ödemelerin kısmi olması, fazla çalışma ücretlerinin ödenmemesi, SGK priminin eksik ödenmesi nedeniyle iş sözleşmesini haklı olarak feshettiği, davacının fazla mesai yaptığını, genel tatil günlerinde çalıştığını tanık beyanlarıyla ispatladığı, davalı işverenliğin davacının imzasını taşıyan yazılı belge ile ücret alacaklarını ödediğini, davacıya yıllık izin kullandırdığını ispatlayamadığından bu yöndeki dosya kapsamına uygun hükme esas alınabilecek nitelikteki rapordaki rakamlar da göz önüne alınarak davacı işçinin zorunlu mazeretleri nedeniyle %30 hakkaniyet indirimi yapılarak aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM:
1-) Davacının davasının KISMEN KABULÜ ile;
a) Kıdem tazminatı olarak; 12.620,00 TL net alacağın akdin fesih tarihi olan 09/05/2015 tarihinden itibaren işleyecek olan en yüksek banka mevduat faizi ile birlikte davalılardan müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
b) İhbar tazminatı talebinin reddine,
c) Fazla mesai ücreti olarak; 18.187,52 TL net alacağın takdiren %30 oranında hakkaniyet indirimi yapılarak 12.731,26 TL net alacağın dava tarihinden itibaren işleyecek olan en yüksek banka mevduat faiziyle birlikte davalılardan müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, davacının fazlaya ilişkin isteminin reddine,
d) Genel tatil ücreti olarak; 2.151,13 TL net alacağın takdiren %30 oranında hakkaniyet indirimi yapılarak 1.505,79 TL net alacağın dava tarihinden itibaren işleyecek olan en yüksek banka mevduat faiziyle birlikte davalılardan müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, davacının fazlaya ilişkin isteminin reddine,
e) İzin ücreti olarak; 3.159,28 TL net alacağın dava tarihinden itibaren işleyecek olan yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
f) Ücret alacağı olarak; 3.105,00 TL net alacağın dava tarihinden itibaren işleyecek olan en yüksek banka mevduat faiziyle birlikte davalılardan müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
2-) Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 2.262,18 TL harçtan peşin ve ıslah ile alınan 670,00 TL harcın mahsubu ile bakiye 1.592,10 TL karar ve ilam harcının davalılardan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
3-) Davacı tarafından yapılan harç ve masraflar toplamı 1.232,80 TL yargılama giderinden kabul ve redde göre hesap olunan 986,00 TL'sinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine, kalanın davacı üzerinde bırakılmasına,
4-) Avukatlık asgari ücret tarifesi gereğince davacı vekili için takdir olunan 3.974,50 TL vekalet ücretinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine,
5-) Avukatlık asgari ücret tarifesi gereğince davalılar vekili için takdir olunan 268,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine,
6-) Davacının ve davalının gider avanslarında kalan ücretlerin karar kesinleştiğinde davacı ve davalıya iadesine,
Dair, kararın taraflara tefhim / tebliğinden itibaren (8) gün içinde mahkememize müracaat ile 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu 341 ve devamı maddeleri uyarınca İstinaf yasa yolu açık olmak üzere davacı vekilinin yüzüne karşı, davalılar vekilinin yüzüne karşı verilen karar açıkça okunup anlatıldı. 20/09/2016

T.C.
İSTANBUL 10. İŞ MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
GEREKÇELİ KARAR

ESAS NO: 2010/474 | KARAR NO: 2013/97

HAKİM: ... | KATİP: ...

DAVACI: S.K. | VEKİLİ: Av. Y.A.
DAVALI: OTO SATIŞ VE SERVİS TİC. A.Ş.
DAVA: Alacak
DAVA TARİHİ: 25/08/2010 | KARAR TARİHİ: 05/03/2013 | KARAR YAZMA TARİHİ: 14/03/2013

Mahkememizde görülmekte bulunan Alacak davasının yapılan açık yargılamasının sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili 24/08/2010 tarihli dava dilekçesinde özetle; davacı müvekkilinin, davalıya ait işyerinde 08/06/2000-18/08/2010 tarihlerinde çalıştığını, ancak SGK’ya işe girişinin 08/12/2000 tarihinde 6 ay geç yapıldığını, iş akdini 1475 sayılı İş Kanunu’nun 14/5. maddesi gereğince, 15 yıl ve 3600 gün prim sayısını tamamladığı için kıdem tazminatına hak kazanarak iş akdini feshetmek üzere SGK’ya müracaat ettiğini, 13/08/2010 tarihli yazıda kıdem tazminatına esas olmak üzere cevabının verildiğini, 17/08/2010 tarihinde SGK’dan alınan yazı fotokopisi ile işyerine başvurduğunu, ancak hiçbir ödeme yapılmadığını, Ağustos ayına ait 18 günlük ücretin ödenmediğini, işyerinde haftada 6 gün 08.30-21.00/22.00/23.00 saatlerine kadar iş yoğunluğuna göre çalışma olduğunu ama dini bayramların ilk günü çalışma yapılmadığını, yıllık izinlerin kullandırılmadığını iddia ederek, ödenmeyen işçi alacaklarını talep etmiştir.

Davalı taraf 21.12.2010 tarihli dava dilekçesinde özetle; davayı hiçbir yönden kabul etmediklerini, zamanaşımı def’isini ileri sürdüklerini, iddiaların gerçekleri yansıtmadığını, sigortanın zamanında yapıldığını, davacının iş akdini sonlandırma yönündeki talebinin kabul edildiğini, şirkette çalışanlara prim ödenmediğini, işyerinde hiçbir şekilde fazla mesai yapılmadığını, eğer fazla mesai yapılmış olsaydı bedelinin ödenmiş olacağını, işyerinde resmi ve dini bayramlarda çalışma yapılmadığını, davacının yıllık izinlerinin hepsini kullandığını, belgelerinin sunulduğunu, kanuna aykırı faiz taleplerini kabul etmediklerini, anaparayı tahsile hakkı olmayan davacının faiz talebinin haksız olduğunu savunarak davanın reddini talep etmiştir.

Delillerin Değerlendirilmesi ve Gerekçe: Dava işçilik alacaklarının varlığının tespiti ve tahsili isteminden ibarettir. Davada taraf teşkili sağlanmıştır. Dosya incelendiğinde, SGK Başkanlığı, İstanbul Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğü, Beşiktaş SGM’den gelen 13/08/2010/12586589 tarih ve sayılı yazısında, davacının 10.08.1995 dönem işe giriş tarihi itibariyle kurumdan yaş haddinden dolayı emekli olabilmesi için gerekli olan 3600 günü ve 15 yıllık sigortalılık süresini doldurmuş olduğu ancak yaş şartının dolmadığı tespit edilmiş, davacı tarafından dosyaya sunulan 17/08/2010 tarihli el yazılı davalıya hitaben yazdığı ilgili yazı gereği kıdem tazminatını alarak işten ayrılmak istediğini belirttiği ancak bu yazının karşı tarafa gönderildiğine dair bir kayıt olmadığı görülmüş, SGK Başkanlığı’nın 11.01.2012 tarih, 456047 sayılı yazı ekinde davacıya ait kayıtlarda sigortalı çalışmasının olduğu görülmüş, Beyoğlu 12. Noterliği’nin 24/08/2010 tarih, 12978 yevmiye no'lu Fesih İhbarı başlıklı belgede, davacının 17/08/2010 tarihinde iş akdini fesih talebinde bulunduğunu, bu talebin de kabul edildiği ihtar yoluyla beyan edildiği görülmüştür.

Davalı işveren, davacının yıllık izinlerini kullandığını ve fazla mesai yapılmadığını savunmuş, ancak aksini ispatlar herhangi bir belge, izin defteri sunulmadığı gibi ücretlerinin ödenmediğine dair herhangi bir belge veya makbuz sunmadığı görülmüş, davacının dini bayramların ilk günü ve yılbaşlarında çalışmadığı, sadece resmi tatillerde çalıştığı anlaşılmakla davanın ulusal bayram, fazla mesai, yıllık izin ve genel tatil ücretleri alacak istemi yönünden davalı taraf sorumlu tutulmuştur.

Tüm dosya kapsamı ve tanık anlatımına göre davacının iş akdinin haksız feshedildiğine dair iddia sabit görülerek dosyaya getirilen belgeler ışığında bilirkişi incelemesi yapılmasına karar verilmiş ve bilirkişi Şevket Güney Bigat'ın sunduğu rapordaki tespitlere itibar edilerek aşağıdaki hüküm kurulmuştur;

HÜKÜM: Gerekçede belirtildiği üzere;
1 - Davanın KISMEN KABULÜNE, KISMEN REDDİNE,
a) Kıdem tazminatı alacağı olan 19.209,49 TL'nin iş akdinin fesih tarihi olan 18/08/2010 tarihinden itibaren bankalarca mevduata uygulanan en yüksek faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,
b) İhbar tazminatı alacağı olan 2.986,39 TL'nin (500,00 TL'sinin dava tarihinden itibaren kalan miktarın ıslah tarihi olan 28/08/2012 tarihinden itibaren) yürütülecek yasal faiz ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, fazlaya ait istemin reddine,
c) Fazla mesai ücreti olan 15.112,81 TL'den %30 hakkaniyet indirimi yapılarak 10.578,96 TL'nin (200,00 TL dava tarihinden itibaren kalan miktarın ıslah tarihi olan 28/08/2012 tarihinden itibaren) bankalarca mevduata uygulanan en yüksek faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,
d) Genel tatil ücreti olan 1.459,44 TL'den %30 hakkaniyet indirimi yapılarak 1.021,60 TL'nin (200,00 TL dava tarihinden itibaren kalan miktarın ıslah tarihi olan 28/08/2012 tarihinden itibaren) bankalarca mevduata uygulanan en yüksek faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,
e) Ücret alacağı olan 660,00 TL'nin (500,00 TL'sinin dava tarihinden itibaren kalan miktarın ıslah tarihi olan 28/08/2012 tarihinden itibaren) yürütülecek yasal faiz ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,
f) Yıllık izin ücreti alacağı olan 916,67 TL'nin (500,00 TL'sinin dava tarihinden itibaren kalan miktarın ıslah tarihi olan 28/08/2012 tarihinden itibaren) yürütülecek yasal faiz ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, fazlaya ait istemin reddine,
2- Bu dava sebebi ile 2.416,34 TL harç alınması gerekirken, peşin alınan 631,50 TL'den mahsubu ile eksik alınan 1.784,84 TL bakiye harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
3- Tarife gereğince 4.141,04 TL nispi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
4- Tarife gereğince ve kısmi red nedeniyle 778,68 TL nispi vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
5- Davacının yapmış olduğu masrafların kabul-red oranına göre 291,52 TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6- Davalının yapmış olduğu masrafların kabul-red oranına göre 7,60 TL'sinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda temyizi kabil olmak üzere verilen karar açıkça okunup anlatıldı. 05/03/2013

T.C.
KADIKÖY 2. İŞ MAHKEMESİ
K A R A R

ESAS NO: 2009/999 | KARAR NO: 2011/444

HAKİM: ... | KATİP: ...

DAVACI: ... | VEKİLİ: Av. Y.A.
DAVALI: ...
DAVA: Alacak
DAVA TARİHİ: 19/11/2009 | ISLAH TARİHİ: 24/02/2011 | KARAR TARİHİ: 13/05/2011

Davacı vekili tarafından davalı aleyhine mahkememizde açılan alacak davasının yapılan açık yargılaması sonunda;

TALEP: Davacı vekili dava dilekçesi ile davalı işverenin göz doktoru olduğunu, kardeşi ile birlikte ortak muayenehaneyi kullandığını, müvekkilinin davalı işverene ait muayenehane ve diş kliniklerinde 01.01.1997-15.07.2009 tarihleri arasında sekreter-asistan olarak 800,00 TL net ücretle kesintisiz ve sürekli çalıştığını, çalıştığı süre boyunca sadece 1 hafta yıllık izin kullandırıldığını, iş yerinin başka bir yere taşınacağı ve kapanacağı gerekçesi ile iş akdinin feshedildiğini ve alacaklarının ödenmediğini, fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak kıdem, ihbar tazminatı, yıllık izin ve son iki aylık ücret alacağı ki toplam 4.000,00 TL'nin davalıdan tahsilini talep etmiştir. Davacı taraf talebini bilirkişi raporu doğrultusunda ıslah etmiştir.

CEVAP: Davalı 13.04.2010 tarihli oturumda, davacının muayenehanede 1994-2004/2005 yılına kadar çalıştığını, kendi isteği ile işten ayrıldığını, özel bir hastanede çalışmaya başladığını, 2-3 ay sonra tekrar işyerine döndüğünü, 2009 yılına kadar çalıştığını, en son asgari ücret+yol+yemek ücreti olarak 800,00 TL aldığını, Tuzla'da tarama çalışması yaptığı için davacının da Sarıyer'den Tuzla'ya gelemediği için davacıya başka iş aramasını söylediğini, iş bulana kadar tüm sigortasını ödediğini, maaş alacağının bulunmadığını, hakkı olan tazminatı ödemeye hazır olduğunu beyan etmiştir.

GEREKÇE: Dava hukuki niteliği itibariyle işçilik alacaklarının tahsilinden ibarettir. Davacının, davalı işverene ait muayenehane ve diş kliniğinde 01.01.1997-31.08.2004 ve 13.11.2004-15.07.2009 tarihleri arasında aylık net 800,00 TL ücret ile çalıştığı tespit edilmiştir.

1475 SY.nın 14/2. maddesi, işçinin aynı işverene bağlı olarak bir yada değişik işyerlerinde çalıştığı sürelerin kıdem hesabı yönünden birleştirileceğini hükme bağlamıştır. Davacıya, davalı işyerindeki ilk dönem çalışması sebebiyle kıdem tazminatı ödendiği, davacının bu süre sonunda işyerinden istifa etmek suretiyle ayrıldığı veya haklı nedenle işten çıkarıldığı davalı tarafça kanıtlanamadığından, davacının çalıştığı süreler kıdem hesabı yönünden birleştirilmiş ve 13.685,85 TL kıdem tazminatı ile 1.757,82 TL ihbar tazminatına hükmetmek gerekmiştir.

İşçilik alacaklarının tespiti için dosya üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır. Bilirkişi raporuna göre, 13.685,85 TL kıdem tazminatının, 1.757,82 TL ihbar tazminatının davalıdan tahsilini isteyebileceği bildirilmiştir. İzin ücreti talebi yönünden 191 gün izne hak kazandığı tespit edilmiş, işveren tarafından izinlerin kullandırıldığı kanıtlanamadığından 5.093,33 TL izin ücreti alacağının davalıdan tahsiline karar verilmiştir. Ücret ödemesini gösterir imzalı belge ibraz edilmediğinden 1.600,00 TL ücret alacağının tahsiline karar vermek gerekmiştir.

HÜKÜM: Gerekçesi açıklandığı üzere;
1- Davanın KABULÜ ile;
13.685,85 TL kıdem tazminatının akdin feshi tarihi olan 15.07.2009 tarihinden itibaren işleyecek en yüksek banka mevduat faizi ile birlikte,
1.757,82 TL ihbar tazminatının, 1.000,00 TL'sinin dava, bakiyesinin ıslah tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte,
5.093,33 TL yıllık izin ücreti alacağının, 1.000,00 TL'sinin dava, bakiyesinin ıslah tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte,
1.600,00 TL ücret alacağının, 1.000,00 TL'sinin dava, bakiyesinin ıslah tarihinden itibaren işleyecek en yüksek banka mevduat faizi ile birlikte davalıdan tahsiline,
2- Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken bakiye 991,59 TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
3- Davacı vekili için 2.655,07 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacı tarafa ödenmesine,
4- Davacı tarafın sarf ettiği toplam 577,45 TL masrafın davalıdan alınarak davacı tarafa ödenmesine,
Dair verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 13/05/2011

İŞ DAVALARI ÖRNEK BİLİRKİŞİ RAPORLARI

1. BİLİRKİŞİ RAPORU
...... ASLİYE HUKUK (İŞ) MAHKEMESİ HAKİMLİĞİ’NE
SUNULMAK ÜZERE
....... İŞ MAHKEMESİ SAYIN HAKİMLİĞİNE

KONU: Alacak

I. DAVACININ İDDİASI: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin davalıya ait S. Eti Alüminyum tesislerinde 2.7.2002 tarihinde işe başladığını, 22.9.2005 tarihinde iş akdinin işverence haksız ve önelsiz olarak feshedildiğini, davalı işverenin baskı yaparak ibraname imzalattığını, ihbar ve kıdem tazminatı ile yıllık izin ücretinin ödenmediğini beyanla fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla tazminat ve alacakların tahsilini talep etmiştir.

II. DAVALININ CEVABI: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; belirli süreli sözleşme yapıldığını, davacının iş bitimi sonrasında bütün hak ve alacaklarını aldığını ve müvekkili şirketi ibra ettiğini beyanla davanın reddini talep etmiştir.

III. İNCELEME VE TESPİTLER: Davacının 2.7.2002-22.9.2005 tarihleri arası davalı işveren yanında çalıştığı tespit edilmekte olup hizmet süresi 3 yıl 2 ay 20 gündür. Davacının 23.9.2005 tarihli ibraname ile kıdem tazminatı ve izin ücreti aldığını beyan ettiği görülmüş, ödemelerin tenziliyle hesaplamalar yapılmıştır.

SONUÇ: Takdir Sayın mahkemeye ait olmak üzere davacının NET;
Kıdem Tazminatı Bakiye: 669,45 YTL
İhbar Tazminatı: 1.057,84 YTL
Yıllık Ücretli İzin Bakiye: 333,38 YTL
olmak üzere toplam net alacağı bulunduğunu saygı ile arz ederim. 23.1.2007

2. BİLİRKİŞİ RAPORU
........ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ HAKİMLİĞİ’NE
SUNULMAK ÜZERE
........ İŞ MAHKEMESİ SAYIN HAKİMLİĞİNE

KONU: Alacak

I. DAVACININ İDDİASI: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin hastanede 1994 yılı başında işe başladığını, 20.6.2005 tarihinde iş akdinin haksız feshedildiğini, TİS haklarının, fazla mesai, hafta tatili, genel tatil ve izin ücretlerinin ödenmediğini belirterek alacakların tahsilini talep etmiştir.

II. DAVALININ CEVABI: Davalı vekili zamanaşımı itirazında bulunarak davanın reddini talep etmiştir.

III. İNCELEME VE TESPİTLER: Davacının hizmet süresi 11 yıl 19 gündür. Ücretsiz izne çıkarma işleminin iş akdine son verme anlamı taşıdığı kabul edilmiştir.

SONUÇ: Takdir Sayın mahkemeye ait olmak üzere davacının NET;
Kıdem Tazminatından: 7.496,92 YTL
Yıllık Ücretli İzin Alacağından: 2.637,09 YTL
İhbar Tazminatından: 1.075,36 YTL
Ücret Alacağından: 780,00 YTL
İkramiye Alacağından: 467,12 YTL
TİS Sosyal Hakları (Giyim, Havlu-Sabun, Bayram Harçlığı): 369,33 YTL
Alacağı bulunduğunu saygı ile arz ederim. 23.11.2006

Dikkat: Yukarıdaki makalenin tüm hakları saklıdır (© Hukuk Makaleleri/ Tüketicinin Tercih Hakkı -2011). Makale veya makalenin herhangi bir kısmını veya Mahkeme Kararlarını, herhangi bir iletişim ortamında (internet, basın veya yerel ortamlar) veya mahkeme dava dosyalarında Av.Yusuf Ayık'tan yazılı izin alınmadan kullanılamaz. Aksi durumlar emeğe saygısızlık ve 5846 sayılı Fikir ve San. Es. Kanunu'na muhalefet anlamına geleceği gibi uğranılan zararlar nedeniyle de herhangi bir sorumluluk kabul edilmez.

Galeri

İlgili makaleye ait galeri bulunmamaktadır.

Video

  • CNNTÜRK'te HSYK Tartışması