DÜĞÜNDE BAHŞİŞ İSTEDİĞİ İÇİN İŞTEN ÇIKARILAN GÜVENLİK GÖREVLİSİ TAZMİNATA HAK KAZANDI.

Yargıtay İçtihat Analizi

Düğün Bahşişi Alınmasının Feshe Gerekçe Yapılamayacağı ve İş Hukukunda Ölçülülük İlkesi

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi'nin Örf-Adet Bahşişlerini ve Sadakat Borcunu Değerlendirdiği Emsal Kararı İncelemesi

I. Giriş

İş sözleşmesinin işverence haklı nedenle feshinde (İş Kanunu m. 25/II), işçinin sadakat borcuna ve doğruluk ilkelerine aykırı hareket etmesi aranır. Ancak her olumsuz eylem doğrudan tazminatsız fesih sonucunu doğurmaz. Feshe konu davranışın işverenin güvenini kötüye kullanma seviyesine ulaşıp ulaşmadığı, toplumun örf-adetleri ve feshteki ölçülülük ilkesi ışığında değerlendirilmelidir.

II. Emsal Olay ve Kararın Özeti

İngiltere Başkonsolosluğu'nda güvenlik görevlisi olarak çalışan davacının, yerleşkede yapılan bir düğünde gelin arabası çıkışında Türk örf ve adetleri gereğince bahşiş talep etmesi işveren tarafından doğruluk ve bağlılığa aykırı kabul edilerek iş akdi tazminatsız feshedilmiştir.

Tarafımızca takip edilen davada Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, söz konusu feshin haksız olduğuna ve davacıya kıdem ve ihbar tazminatlarının ödenmesi gerektiğine karar vermiştir.

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi E. 2015/6840 K. 2018/2056 T. 08.02.2018
ÖZET: Davacının düğün sahibinden aldığı feshe konu edilen paranın Türk örf ve adetlerine göre alındığı, bunun düğün sahibinin de kabulünde olduğu, davacının davranışlarının işverence imzalatılan hediye kabul yasağı bildirisine aykırı olmadığı ve işverenin güvenini kötüye kullanma niteliği taşımadığı, davacının doğruluk ve bağlılığa uymayan bir davranış içerisinde bulunduğunun kanıtlanamadığı, somut olayın özellikleri birlikte değerlendirildiğinde davalı tarafından yapılan feshin ölçülü de olmadığı anlaşılmakta olup, işverenin feshi haksızdır.

"...Görüldüğü üzere yasadaki haller sınırlı sayıda olmayıp, genel olarak işçinin sadakat borcuna aykırılık oluşturan söz ve davranışları işverene fesih imkânı tanımaktadır. Somut uyuşmazlıkta davacının düğün sahibinden aldığı feshe konu edilen paranın Türk örf ve adetlerine göre alındığı... davalı tarafından yapılan feshin ölçülü de olmadığı anlaşılmakta olup, mahkemece kıdem ve ihbar tazminatı taleplerinin kabulüne karar verilmesi gerekirken reddi hatalıdır..."

III. Kararın Hukuki Değerlendirmesi

  • Örf ve Adet Karinesi: Toplumsal geleneklere dayanan bahşiş alma eylemi sadakat borcuna aykırılık teşkil etmez.
  • Hediye Yasağının Kapsamı: İmzalatılan hediye kabul yasağı metinleri örf-adet icabı verilen bahşişleri kapsayacak şekilde geniş yorumlanamaz.
  • Ölçülülük İlkesi: İşverenler, en ağır yaptırım olan fesih yoluna gitmeden önce eylemin ağırlığı ile ceza arasındaki orantıyı gözetmek zorundadır.
Av. Yusuf AYIK
İstanbul Barosu (23321) 
 
   

 
 
 
 
        T.C.
   YARGITAY
9. Hukuk Dairesi                     
T Ü R K   M İ L L E T İ   A D I N A
Y A R G I T A Y     İ L A M I 
ESAS NO: 2015/6840 
KARAR NO: 2018/2056
 
MAHKEMESİ: İSTANBUL 8. İŞ MAHKEMESİ
TARİHİ: 02/12/2014
NUMARASI: 2012/542-2014/709
DAVACI: H.Z ADINA AVUKAT YUSUF AYIK
DAVALI: İNGİLTERE BAŞKONSOLOSLUĞU ADINA AVUKAT P.T
 
 
Özet: Davacının düğün sahibinden aldığı feshe konu edilen paranın Türk örf ve adetlerine göre alındığı, bunun düğün sahibinin de kabulünde olduğu, davacının davranışlarının işverence imzalatılan hediye kabul yasağı bildirisine aykırı olmadığı ve işverenin güvenini kötüye kullanma niteliği taşımadığı, davacının doğruluk ve bağlılığa uymayan bir davranış içerisinde bulunduğunun kanıtlanamadığı, somut olayın özellikleri birlikte değerlendirildiğinde davalı tarafından yapılan feshin ölçülü de olmadığı anlaşılmakta olup, işverenin feshi haksızdır. 
 
 
DAVA: Davacı, kıdem tazminatı, ihbar tazminatı ile fazla mesai ücreti, genel tatil ücreti,  izin ücreti alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
                                    Yerel mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.  
Hüküm süresi içinde taraflar avukatlarınca temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
 
                                                       YARGITAY  KARARI  
 
A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, davacının davalı İngiliz Başkonsolosluğu işyerinde 15/11/1999-12/07/2012 tarihleri arasında güvenlik görevlisi grup lideri olarak çalıştığını, son ücretinin aylık net 2.638,00 TL olduğunu, iş akdinin 12/07/2012 günü işveren tarafından haksız şekilde feshedildiğini ileri sürerek, kıdem ve ihbar tazminatları ile fazla mesai ücreti, genel tatil ücreti ve yıllık izin ücreti alacaklarının davalıdan tahsilini istemiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili, davacının iş akdinin 4857 sayılı İş Kanunu'nun 25/II-e bendi gereği doğruluk ve bağlılığa uymayan hareketlerde bulunması nedeniyle işverenlik tarafından haklı nedenle feshedildiğini, son yıllık izninin kullandırılmadığı ve yıllık izin parasının ödenmediği iddiasının asılsız olduğunu, fazla mesai ücretlerinin ödenmediği ile resmi ve dini bayramlarda çalıştırılmasına rağmen ücretlerinin ödenmediğine dair iddiaların gerçeği yansıtmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, toplanan delillere ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davacının konsoloslukta yapılan düğünlerde düğün sahiplerinden para ve bahşiş istediği, durumun şikayetle tespit edilmesi üzerine hakkında savunması alınarak 4857 sayılı Yasa'nın 25/II-e maddesi kapsamında davacının doğruluk ve bağlılığa uymayan hareketleri nedeniyle iş akdinin işveren tarafından haklı nedenle feshedildiği gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. 
D) Temyiz:
Kararı taraf vekilleri temyiz etmiştir. 
E) Gerekçe:
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, tarafların aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-İş sözleşmesinin, işçinin doğruluk ve bağlılığa aykırı davranışları sebebiyle işverence haklı olarak feshedilip feshedilmediği noktasında taraflar arasında uyuşmazlık söz konusudur.
4857 sayılı İş Kanunu'nun 25 inci maddesinin (II) numaralı bendinde, ahlâk ve iyi niyet kurallarına uymayan haller sıralanmış ve belirtilen durumlar ile benzerlerinin varlığı halinde, işverenin iş sözleşmesini haklı fesih imkânının olduğu açıklanmıştır. Yine değinilen bendin (e) alt bendinde, işverenin güvenini kötüye kullanmak, hırsızlık yapmak, işverenin meslek sırlarını ortaya atmak gibi doğruluk ve bağlılığa uymayan işçi davranışlarının da işverene haklı fesih imkânı verdiği ifade edilmiştir. Görüldüğü üzere yasadaki haller sınırlı sayıda olmayıp, genel olarak işçinin sadakat borcuna aykırılık oluşturan söz ve davranışları işverene fesih imkânı tanımaktadır.
Somut uyuşmazlıkta davacı, iş akdinin davalı tarafından haksız nedenle feshedildiğini iddia etmiş, davalı da davacının doğruluk ve bağlılığa uymayan eylemleri nedeniyle iş akdinin haklı olarak feshedildiğini savunmuştur.
Dosyadaki bilgi ve belgelere göre, fesih konusu olayda davacının davalı konsoloslukta gerçekleştirilen düğünde düğün sahiplerinden örf-adet gereği para (bahşiş) talep ettiği, aldığı parayı vardiya arkadaşları ile paylaştığı, davacının savunmasında olayı ikrar ederek Türk örf ve adeti gereği parayı aldığını beyan ettiği anlaşılmıştır.
Düğün sahibi olan ve davalı tanığı olarak Mahkemece dinlenen Tolga’nın yeminli ifadesinde, “…12/05/2012 tarihinde düğün töreni oldu, bu düğün töreninde Konsolosluğa gelin aracının giriş ve çıkışında “kapı açılmıyor, bir şeyler yapmak lazım” şeklindeki sözlerle dolaylı olarak bahşiş talep edildi, ben de geleneğimizdir diyerek kırmadım ve bahşiş verdim, düğünümden yaklaşık iki hafta sonra konsolosluktan yazılı olarak organizasyonda yaşananların bildirilmesi istenildi…” şeklinde beyanda bulunduğu görülmüştür.
Davacının düğün sahibinden aldığı feshe konu edilen paranın Türk örf ve adetlerine göre alındığı, bunun düğün sahibinin de kabulünde olduğu, davacının davranışlarının işverence imzalatılan hediye kabul yasağı bildirisine aykırı olmadığı ve işverenin güvenini kötüye kullanma niteliği taşımadığı, davacının doğruluk ve bağlılığa uymayan bir davranış içerisinde bulunduğunun kanıtlanamadığı, somut olayın özellikleri birlikte değerlendirildiğinde davalı tarafından yapılan feshin ölçülü de olmadığı anlaşılmakta olup, işverenin feshi haksızdır. Mahkemece, davacının kıdem ve ihbar tazminatı taleplerinin kabulüne karar verilmesi gerekirken yerinde olmayan gerekçelerle taleplerin reddine karar verilmesi hatalıdır.
3-Davalı işverenin yargılama sırasında fazla mesai ücreti ödemesine ilişkin 13.07.2012 tarihli banka dekontları sunduğu görülmüştür. Mahkemece, söz konusu fazla mesai ücreti ödemelerinin hesaplama sırasında mahsup edilmemesi isabetsizdir.
4-Dava kısmi eda külli tespit talepli belirsiz alacak davası niteliğinde olup, hüküm altına alınan fazla mesai ücretine dava ve talep artırımı ayrımı yapılarak faize karar verilmesi gerekirken, bu alacağın tamamına dava tarihinden itibaren faiz yürütülmesi hatalı olup, bozmayı gerektirmiştir.
F) Sonuç:
Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebeplerden dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 08.02.2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
 
 
Başkan
M. ÇAMUR
Üye
A. TARTICI ÇEVİKBAŞ
Üye
S. TÜRE
Üye
N. ŞENGÜN
Üye
B. KAR
 
 
 
YKU

Dikkat: Yukarıdaki makalenin tüm hakları saklıdır (© Hukuk Makaleleri/ Tüketicinin Tercih Hakkı -2011). Makale veya makalenin herhangi bir kısmını veya Mahkeme Kararlarını, herhangi bir iletişim ortamında (internet, basın veya yerel ortamlar) veya mahkeme dava dosyalarında Av.Yusuf Ayık'tan yazılı izin alınmadan kullanılamaz. Aksi durumlar emeğe saygısızlık ve 5846 sayılı Fikir ve San. Es. Kanunu'na muhalefet anlamına geleceği gibi uğranılan zararlar nedeniyle de herhangi bir sorumluluk kabul edilmez.

Galeri

İlgili makaleye ait galeri bulunmamaktadır.

Video

İlgili makaleye ait video bulunmamaktadır.