İŞ AKDİNİN 17.MADDEYE GÖRE FESHİ İLE, 25.MADDEYE GÖRE FESHİ NEDİR?

 

İş Hukuku Rehberi

İşten Çıkarılırken İmzalatılan Formlar ve İçerdikleri Kanun Maddelerinin Anlamları

İbraname, İstifaname ve 4857 Sayılı İş Kanunu m. 17 - m. 25 Çerçevesinde İşçi Hakları

Çalışanların (işçilerin) iş akitleri devam ederken veya işten çıkarılma aşamasında işveren tarafından kendilerine verilen ve imzalamaları istenen bazı formlar bulunmaktadır. Bu formlar bazen “hizmet akdinin fesih formu”, bazen “ibraname”, bazen “istifaname”, bazen de “ikale” (ikale sözleşmesi) adlarını taşımaktadır. Her biri ayrı hukuki sonuçlar doğuran bu belgeler işçinin imzasına sunulduğunda, işçinin son derece dikkatli davranması gerekmektedir.

Gerçek durumu yansıtmayan veya işçinin arzu ve isteğine aykırı ibareler taşıyan bu formlar kesinlikle imzalanmamalıdır. Örneğin; “Tüm hak ve alacaklarımı aldım” veya “Kıdem tazminatımı aldım” gibi ifadeler barındıran belgeler, şayet işçiye bu ödemeler fiilen yapılmadıysa asla imzalanmamalıdır.

Önemli Uyarı: Sahte Arabuluculuk Tutanaklarına Dikkat!
Gerçek bir arabuluculuk süreci yürütülmeden işçinin önüne sürülen arabulucu tutanağı gibi belgeler asla imzalanmamalıdır. Arabuluculuk süreci hakkında tam bir bilgiye sahip olunmadan ve tarafsız bir arabulucu huzurunda gerçekleşmeyen uzlaşma veya arabuluculuk tutanaklarının imzalanması hâlinde, çalışan tüm hak ve alacaklarından vazgeçmiş sayılabileceği gibi çok düşük rakamlara razı olduğu sonucu da çıkabilecektir.

Fesih Formlarında Geçen Kanun Maddelerinin Anlamları

1. İş Kanunu 17. Maddeye Göre Fesih (Süreli Fesih)

Bu formlarda geçebilecek ibarelerden biri İş Kanunu'nun 17. maddesidir. İş Kanunu 17. maddeye göre iş akdinin feshedilmesi, “iş akdinin süreli olarak feshi” anlamına gelir. Yani işveren işçiye ihbar önelini tanımakta veya ihbar tazminatını ödeyerek işçinin iş akdini sona erdirmektedir. Bu maddeye göre fesihte işverenin herhangi bir haklı neden ileri sürmeksizin iş akdini sonlandırması söz konusudur. Dolayısıyla işveren, işçinin kıdem ve ihbar tazminatını ödemek zorundadır.

2. İş Kanunu 25. Maddeye Göre Fesih (İşverenin Haklı Nedenle Derhal Feshi)

İş Kanunu’nun 25. maddesine göre fesih ise işçinin tamamen aleyhine olan bir fesih türüdür. Bu maddeye göre yapılan fesihte işçi, kıdem ve ihbar tazminatı ile işe iade hakkından mahrum bırakılarak iş akdi sona erdirilmek istenmektedir. Çalışanlar açısından son derece riskli olan 25. madde hükmü şu şekildedir:

İŞVERENİN HAKLI NEDENLE DERHAL FESİH HAKKI (MADDE 25)

Süresi belirli olsun veya olmasın işveren, aşağıda yazılı hallerde iş sözleşmesini sürenin bitiminden önce veya bildirim süresini beklemeksizin feshedebilir:

I- Sağlık sebepleri:
  • a) İşçinin kendi kastından veya derli toplu olmayan yaşayışından yahut içkiye düşkünlüğünden doğacak bir hastalığa yakalanması veya engelli hâle gelmesi durumunda, bu sebeple doğacak devamsızlığın ardı ardına üç iş günü veya bir ayda beş iş gününden fazla sürmesi.
  • b) İşçinin tutulduğu hastalığın tedavi edilemeyecek nitelikte olduğu ve işyerinde çalışmasında sakınca bulunduğunun Sağlık Kurulunca saptanması durumunda.
  • (a) alt bendinde sayılan sebepler dışında işçinin hastalık, kaza, doğum ve gebelik gibi hallerde işveren için iş sözleşmesini bildirimsiz fesih hakkı; belirtilen hallerin işçinin işyerindeki çalışma süresine göre 17 nci maddedeki bildirim sürelerini altı hafta aşmasından sonra doğar.
II- Ahlak ve iyi niyet kurallarına uymayan haller ve benzerleri:
  • a) İş sözleşmesi yapıldığı sırada bu sözleşmenin esaslı noktalarından biri için gerekli vasıflar veya şartlar kendisinde bulunmadığı halde bunların kendisinde bulunduğunu ileri sürerek gerçeğe uygun olmayan bilgiler vermesi.
  • b) İşçinin, işveren yahut bunların aile üyelerinden birinin şeref ve namusuna dokunacak sözler sarf etmesi veya davranışlarda bulunması.
  • c) İşçinin işverenin başka bir işçisine cinsel tacizde bulunması.
  • d) İşçinin işverene, ailesine veya başka bir işçisine sataşması, işyerine sarhoş veya uyuşturucu madde almış olarak gelmesi.
  • e) İşçinin, işverenin güvenini kötüye kullanmak, hırsızlık yapmak, işverenin meslek sırlarını ortaya atmak gibi doğruluk ve bağlılığa uymayan davranışlarda bulunması.
  • f) İşçinin, işyerinde yedi günden fazla hapisle cezalandırılan ve cezası ertelenmeyen bir suç işlemesi.
  • g) İşçinin izin almaksızın veya haklı bir sebebe dayanmaksızın ardı ardına iki iş günü veya bir ay içinde iki defa herhangi bir tatil gününden sonraki iş günü yahut bir ayda üç iş günü işine devam etmemesi.
  • h) İşçinin yapmakla ödevli bulunduğu görevleri kendisine hatırlatıldığı halde yapmamakta ısrar etmesi.
  • ı) İşçinin kendi isteği veya savsaması yüzünden işin güvenliğini tehlikeye düşürmesi veya işyerinin malını otuz günlük ücretinin tutarıyla ödeyemeyecek derecede hasara uğratması.
III- Zorlayıcı sebepler:

İşçiyi işyerinde bir haftadan fazla süre ile çalışmaktan alıkoyan zorlayıcı bir sebebin ortaya çıkması.

IV- İşçinin gözaltına alınması veya tutuklanması:

Devamsızlığın 17 nci maddedeki bildirim süresini aşması.

İşçi, feshin yukarıdaki bentlerde öngörülen sebeplere uygun olmadığı iddiası ile 18, 20 ve 21 inci madde hükümleri çerçevesinde yargı yoluna başvurabilir.

25. Madde Feshinde İşçinin Hakları

Özetle; 25. maddeye göre yapılan fesihlerde işçinin kendi kusurundan kaynaklanan sağlık nedenleri veya ahlak ve iyi niyet kurallarına aykırı hareket ettiği varsayılmaktadır. Bu maddeye göre yapılan fesihte işçi kıdem ve ihbar tazminatı hakkını kazanamasa da; varsa yıllık izin alacağı, fazla mesai alacağı, hafta tatili alacağı, bayram ve genel tatil alacağı ile ödenmeyen ücret alacağı gibi haklarını işverenden talep edip alma hakkına sahiptir.

Ayrıca işçi, 25. maddeye göre yapılan feshin aslında gerçeği yansıtmadığını, yani işverenin ileri sürdüğü haklı nedenlerin doğru olmadığını tanık beyanları veya diğer her türlü delille kanıtladığı takdirde fesih haksız sayılacak ve işçi kıdem ile ihbar tazminatına hak kazanacaktır.

Av. Yusuf AYIK
İstanbul Barosu (23321) | Arabulucu (Sicil: 10568)

Dikkat: Yukarıdaki makalenin tüm hakları saklıdır (© Hukuk Makaleleri/ Tüketicinin Tercih Hakkı -2011). Makale veya makalenin herhangi bir kısmını veya Mahkeme Kararlarını, herhangi bir iletişim ortamında (internet, basın veya yerel ortamlar) veya mahkeme dava dosyalarında Av.Yusuf Ayık'tan yazılı izin alınmadan kullanılamaz. Aksi durumlar emeğe saygısızlık ve 5846 sayılı Fikir ve San. Es. Kanunu'na muhalefet anlamına geleceği gibi uğranılan zararlar nedeniyle de herhangi bir sorumluluk kabul edilmez.

Galeri

İlgili makaleye ait galeri bulunmamaktadır.

Video

İlgili makaleye ait video bulunmamaktadır.